Eğitim Sen Muğla Şubesi, üniversitelerdeki hak ihlallerini protesto etti

Eğitim Sen Muğla Şubesi, üniversitelerdeki hak ihlallerini protesto etti

PAYLAŞ

Eğitim Sen Muğla Şubesi, Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması düzenleyerek üniversitelerde yaşanan sorunlara dikkat çekti.

“Üniversitelerdeki hak ihlallerine, haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı buradayız, üniversiteler bizimdir” denilerek gerçekleştirilen basın açıklamasına Eğitim Sen Genel  Eğitim Sen Genel Merkez Yükseköğretim Uzmanı İlker Akcasoy, Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Şube Başkanı Beyzade Sayın, Eğitim Sen İzmir 3 No’lu (Üniversiteler) Şube Başkanı Ümit Akıncı ve Hukuk Sekreteri Önder Canveren de destek verdi.

Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanı Birdal Savran tarafından okunan açıklamada şu sözlere yer verildi:

Üniversitelerdeki Hak İhlallerine, Haksız ve Hukuksuz Uygulamalara Karşı Buradayız! Üniversiteler Bizimdir!

Siyasi iktidarın, YÖK’ün ve üniversite yönetimlerinin keyfi, hukuksuz ve siyasi saiklerle yürüttüğü politikalar neticesinde Türkiye’nin dört yanında üniversitelerin adı skandal haberlerle, haksız ve hukuksuz uygulamalarla anılır oldu.

Özellikle 15 Temmuz sonrasında çıkarılan KHK’ler aracılığıyla izlenen ihraç politikası, sadece akademisyenlerin haksız ve hukuksuz biçimde işlerinden atılmasına değil, akademinin ve üniversitelerin ciddi biçimde çoraklaşmasına da neden oldu.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde de 29 Nisan 2017 tarihinde 6 akademisyen üyemiz haksız ve hukuksuz biçimde ihraç edildi. Anayasa Mahkemesi kararı ortadayken, haklarında verilen beraat kararları açıkken, aradan geçen 5 yılda adalet hala tecelli etmedi.

Bir taraftan bunlar yaşanırken, diğer taraftan üniversitemizdeki öğretim elemanlarının, idari ve teknik personelin hakları her geçen gün daha fazla yok sayılıyor.

Üniversitemizde yıllarca emek vermiş öğretim elemanları, hak ettikleri kadrolara atanabilmek için yıllarca bekletiliyor. Profesörlüğü hak etmesine rağmen ataması yapılmayan ve kadro verilmeyen doçentler, doçentliği hak etmesine rağmen bırakın Dr. Öğretim üyesi kadrosuna atanmayı hala araştırma görevlisi olarak istihdam edilen akademisyenler bulunuyor.

Üniversitelerde hep yok sayılan, düşük ücretle çalışmaya zorlanan idari ve teknik personel ise ayrımcılığa, ötekileştirmeye maruz kaldığı gibi daha fazla angarya ve daha fazla performans baskısı altında çalışmaya zorlanıyor.

Bizler biliyoruz ki üniversiteler toplumlar için hayati kurumlardır. Üniversiteler üniversite olma niteliğini kaybettiğinde bilim, hakikat arayışı, sanat ve felsefe yapılamaz ve toplumsal hayatın yaşamsal ihtiyaçları karşılanamaz. Akademisyenler iş güvencesi olmadan işten atılma kaygısıyla baş başa bırakıldığında ise akademik özgürlük varlık alanı bulamaz!

Bu nedenle kamu yararının gereği olarak, yıllarca üniversiteye ve öğrencilere hizmet vermiş akademisyenlerin hak ettikleri kadrolara atanması önündeki engellerin kaldırılması, akademik özgürlüğün hayat bulmasının sağlanması üniversite yönetimlerinin en temel sorumluluğudur.

Eğitim Sen Muğla Şubesi olarak, bu sorunun sadece ilimiz bünyesinde yaşanmadığını çok iyi biliyoruz. Daha yakın zamanda bir önceki dönem Ankara Üniversiteler Şube Başkanlığı görevini ve Yükseköğretim Büromuz üyeliğini yürütmüş olan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Meltem Kayıran hocamız ile Yükseköğretim Büromuz üyesi ve Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Aslı Kayhan hocamıza yaşatılanlar ortadadır.

Her iki hocamız da yeniden atama kriterlerindeki keyfi ve hukuksuz uygulamaların neticesinde yıllarca emek verdikleri fakültelerinden atılmışlardır. Üstelik yıllarca emek verdikleri fakültelerinde, hak ettikleri kadroya atanmayı yıllardır beklerken bu hukuksuzluğa maruz kalmışlardır.

Eğitim Sen Muğla Şube olarak, Doç. Dr. Meltem Kayıran ve Doç. Dr. Aslı Kayhan’ın yalnız olmadığını ve onların nezdinde hak ettikleri kadroları atanmayı bekleyen tüm öğretim elemanlarının yanında olduğumuzu belirtmek isteriz. Üniversitemizdeki akademisyenlerin, idari ve teknik personelin, öğrencilerin yaşadıkları sorunları yakından takip edecek, sendikamızın yükseköğretim alanındaki birikimini kullanarak sorunlarımıza kalıcı çözüm önerileri sunmayı sürdüreceğiz.