Eğitim Sen: Eğitim Günlüğü 9

Eğitim Sen: Eğitim Günlüğü 9

138
PAYLAŞ
  1. MEB, 26 Mart 2020 tarihinde gönderdiği yazı ile “İdari İzinle” ilgili genel hususları açıklamıştı. Söz konusu yazı, verili mevzuata göre hazırlanmış ve atıfta bulunduğu “Kamu Hakem Heyeti Kararı” gereği de genel idari izinli sayılan yönetici ve öğretmenlere yapılacak ödemeleri belirlemişti. Bu yazı gereği hafta içine gelen DYK, İYEP, Evde Eğitim ve Destek Odası Eğitim ücretlerinin ödenmesi gerekiyordu.

Ancak, MEB,iki gün sonra gönderdiği yeni bir yazı ile de, “…rutin müfredat kapsamında yürütülmek durumunda olan ders görevleri dışında kalan ders görevlerinin…, 28 Mart 2020 tarihinden itibaren 2020-2021 öğretim yılının başlayacağı 1 Eylül 2020 tarihine kadar” durdurulduğunu  duyurdu.

Olağanüstü bir dönemden geçmekteyiz ve bu dönemde sosyal devletin görevi toplumsal kesimleri desteklemek olmalıdır. Ücretli öğretmelerin ve usta öğreticilerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi gereken bir dönemde, öğretmenlere ödenmesi gereken ücretlerin kesilmesini anlamlandırabilmek mümkün değildir. Öğretmenlerin desteklenmesi gereken bir dönemde, almaları gereken ücretlerden tasarruf edilmeye çalışılmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Tasarruf edilmek isteniyorsa, MEB bunu zamansız ve şu an için acil olmayan ihaleleri iptal ederek yapabilir.

MEB tarafından alınan faaliyetlerin durdurulması kararı, toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasını engelleyici sonuçlar ürettiği için ayrıca sorunludur. MEB tarafından alınan karar, “Kamu Hakem Heyeti Kararı” olarak resmiyet kazanan bir hakkın, uygulayıcı bakanlık tarafından alınan başka bir kararla uygulanamaz hale getirilmesi anlamına gelmektedir. Öğretmenlere ücret ödememek için alınan bu karar, bundan sonra yapılacak toplu sözleşmeleri de anlamsız ve işlevsiz hale getirmektedir. Karar alma yetkisini çalışan kesimlerin lehine değil de, haklarını sınırlandırmak için kullanmanın açıklanabilir bir tarafı yoktur. Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, MEB’i 28 Mart 2020 tarihinde aldığı kararı geri çekmeye ve ücretli öğretmenlerle, usta öğreticilerin yaşadığı mağduriyeti giderici önlemler almaya davet etmektedir.

  1. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu, 27 Mart 2020 tarihinde yapmış olduğu açıklama ile 105.100 başvurunun sonuçlandığını, 21.200 başvuru ile ilgili inceleme sürecinin devam ettiği bilgisini kamuoyu ile paylaştı. OHAL Komisyonuna 1602 sendikamız üyesi başvurmuş ve bugüne kadar komisyon tarafından üyelerimizin dosyalarına ait toplam 77 kabul, 119 ret kararı verilmiştir. Toplam dosyaların %83’ü sonuçlandırılmışken, Eğitim Sen üyelerinin yaptığı başvurularda bu oran sadece %12’dir. Üyelerimizin dosyaları ile ilgili kararların sona bırakılmasının rastlantı değil, bir tercih olduğunu düşünmekteyiz. Arkadaşlarımızın dosyalarında ihraç edilmelerine gerekçe olabilecek maddi delillerin olmamasının bu yavaşlığın gerekçesi olabileceğini düşünmekteyiz.

Arkadaşlarımızın ihraçlarının üzerinden 3 yılı aşkın bir süre geçmiştir. İhraç edilen arkadaşlarımızın yaşadığı mağduriyet her geçen gün artmakta, çalışmalarının önündeki engeller sürmektedir. Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, ihraç edilen üyelerimizin dosyalarının bir an önce tamamlanması ve tüm arkadaşlarımızın görevlerine bir an önce iade edilmesi gerektiği düşüncesini kamuoyu ile paylaşır.

  1. “Vefa Gruplarına” yapılan görevlendirmeler tüm uyarılar ve önerilerimize rağmen devam etmektedir. Bu uygulamanın öğretmenlerin sağlıkları ile ilgili risk oluşturma olasılığının altının çizilmesi gerekmektedir. Bununla beraber, öğretmenlerin mesleki formasyonuna ve uzmanlık alanlarına uygun olmayan görevlendirmelerden fayda sağlamak mümkün değildir. MYK’mız öğretmenlerin istekleri dışında görevlendirilmemesi gerektiğine dair düşüncesini kamuoyu ile bir kez daha paylaşır.
  2. İl Milli Eğitim Müdürlükleri, okulların kapalı kalma süresinin 30 Nisan 2020 tarihine kadar uzatılmasının ardından, öğretmenlerin öğrencilerle iletişin kurmasına dönük etkinlikler planlamaktadır. Zorlayıcı sebepler veya verilen talimatlar olmasa da öğretmenler öğrencilerinin sağlıkları ile ilgili gerekli ilgiyi göstermekte, iletişim kurmaktaydı. Bu konuda öğretmenlere dönük baskı, zorlama veya kontrol içeren yaklaşımlardan özenle kaçınmak gerektiğini düşünmekteyiz.

İl Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından düzenlenen bu etkinliklerde ücretli öğretmenlerin yer almasını istemek ciddi bir çelişki oluşturmaktadır. Ücretli öğretmenlere yaşamlarını asgari düzeyde devam ettirecek ücret dahi ödenmezken, çalışmalarını istemek doğru bir tutum değildir. Milli Eğitim Bakanı katıldığı televizyon programında ücretli öğretmenlerle usta öğreticilerin sorunları ile ilgili çalışmanın sürdüğü ve sonucunun kısa sürede açıklanacağını ifade etmiştir. Merkez Yürütme Kurulumuz, sorunun kısa sürede çözülmesi ve yaşanılan mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğine dair düşüncesini ve beklentisini  kamuoyu ile paylaşır.

Basına ve Kamuoyuna Saygıyla Sunulur

EĞİTİM SEN MERKEZ YÜRÜTME KURULU