
Geçtiğimiz gün evinin önünde saldırıya uğrayan İlahiyatçı Yazar Cemil Kılıç’a Eğitim-Sen Ankara şubeleri yapılan açıklamayla destek oldu.
Kılıç’a yapılan saldırıyı kınayan Eğitim-Sen üyeleri Laikliği kazanma mücadelesinde asla vazgeçmeyeceğiz dediler.
Grup adına açıklamayı Eğitim-Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı Sacit Ünalmış okurken açıklamada şu sözlere yer verildi:
Bir grup gerici güruh, ilahiyatçı yazar Cemil KILIÇ’a evinin önünde saldırıda bulunmuş ve şiddet uygulamışlardır. Laikliği hedefine koyan iktidar beslemesi gruplar, bu ve benzeri olayları sık sık tekrar etmeye başladı. Yalnızca burada mı? Devlette de, Milli Eğitim Bakanlığında da tarikat ve cemaatler istedikleri gibi, keyfi kararlara imza atıyorlar. Cemil kılıçla birlikte aynı gün ihraç edilen, Eğitim Sen üyesi olan 43 yıllık öğretmenimizi sosyal medyada dinsel bir paylaşımın altına hakaret içermeyen yorum yaptı diye görevden alıp hak ettiği maaşı faiziyle isteyip, açığa alınan bir devlet memuruna 3/2 maaşının ödenmesi gerekirken yasalara aykırı olarak 2 ay 1 kuruş ödemeden açlığa mahkum etmişlerdir. Sayın Milli Eğitim Bakanı bunu biliyor musunuz?
Sayın Milli Eğitim bakanı yüksek disiplin kurulunuzun yaptığı çalışmalardan haberiniz var mı? Hem Cemil Kılıç’ı hem de üyemiz öğretmeni dinsel gerekçelerle görevden alan, adı yüksek olup ama verdiği kararlarla pek yüksek olmayan kararlara imza atan yüksek disiplin kurulunun kimlerin etkisinde kaldığını, hak, hukuk, adaletten yoksun kararlar verdiğini biliyor musunuz? Cemil Kılıç görevine döndü, benim öğretmenim hala görevine döneceği günü beklemekte.
Devletin birçok kurumuna çöreklenmiş tarikat ve cemaatler, yasaları kullanarak, kumpaslarla sindiremedikleri laik, çağdaş, demokrat insanları sopalarla sindirmeye çalışıyor. Bu iktidar beslemesi gruplar iktidardan aldıkları cesaretle olmalı ki Cemil Kılıç’ı darp ettikten sonra da kaçmamış, evinin önünde bekleyerek tehditlerine devam etmişler. Bu ne anlama gelmektedir. Ülkede güç biziz, kolluk biziz, yargı biziz mesajı verilmiştir.
Bu saldırı bir kez daha göstermiştir ki “Laikliği Kazanma Mücadelesi” en önemli mücadele başlığıdır ve asla vazgeçmeden mücadeleyi daha da yükseltmek gerekmektedir. Ve unutulmamalıdır ki; bu saldırı seçim sathına girmeyle de doğrudan ilintilidir. Seçime kadar olan süreçte bu ve benzeri saldırıların olma ihtimali yüksektir. Toplumun sinir uçlarını kaşıyarak, bundan bir kaos çıkarma ve siyasi malzemeye dönüştürme kuvvetle ihtimaldir. Tüm ilerici toplum kesimlerini uyanık olmaya ve aydınlık bir Türkiye mücadelesinin bir parçası olmaya davet ediyoruz.
Karanlık, yobaz güç odaklarının saldırısını, laikliğe, aydınlanmaya, seküler yaşama saldırı olarak değerlendiriyor ve şiddetle kınıyoruz.




