Eğitim Emekçileri Kira Yardımı Talep Ediyor

Eğitim Emekçileri Kira Yardımı Talep Ediyor

PAYLAŞ

Eğitim-Sen İstanbul 4 Nolu Şube üyeleri Gaziosmanpaşa Hükümet Konağı önünde bir araya gelerek Barınamıyoruz, Tüm Eğitim Emekçilerine kira yardımı yapılsın talebiyle basın açıklaması düzenledi.

İstanbul 4 Nolu Şube Başkanı Yurttaş Yıldırım tarafından okunan açıklamada İnsanca yaşanacak ücret, herkes için ulaşılabilir konut istiyoruz denildi.

Eğitim-Sen İstanbul 4 Nolu Şube Başkanı Yıldırım açıklamasında konut kiralarındaki fahiş artışlar adeta maaşlarımızla yarışmaktadır diye ifade ederken basın açıklamasında şu sözlere yer verildi;

Mayıs ayı resmi enflasyon verileri geçtiğimiz günlerde açıklandı. Siyasi iktidarın aparatı haline gelen TÜİK vasıtası ile açıklanan verilere göre dahi resmi enflasyon, %73,5’lik oran ile son yirmi beş yılın en yüksek seviyesine çıkmış bulunuyor. Bağımsız iktisatçıların oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubuna (ENAG) göre ise bu oran %160’tır. Aradaki fark Türkiye Emekçi Sınıflarına her gün biraz daha yoksullaşma, durmak bilmeyen zamlar olarak geri dönmektedir. Bunun yanında TÜİK’in enflasyon verileri hesaplanırken kullandığı ve 1928’den bu yana kamuoyu ile paylaştığı madde sepeti içeriğinin mayıs ayında açıklanmaması enflasyon rakamlarının gerçekliği üzerindeki kuşkularımızı bir kat daha artırmıştır.

TUİK bürokratları, iktidardakilerin siyasi ikbali, bu emekçi düşmanı rejimin bekası adına gün gibi ortada olan verileri çarpıtmakta ve gizlemektedir. TUİK gerçek enflasyon oranını düşük göstererek milyonlarca asgari ücretlinin, kamu emekçisinin, emeklinin ekmeği ile oynamakta, hem emekçilerin vicdanında hem de kanunlar önünde suç işlemektedir. Emekçilerin bugün yaşadığı sefalet ve yoksulluğun ortaya çıkmasında hiç de azımsanmayacak bir payı olan TUİK yetkililerinin de bir gün yargı önünde bunların hesabını vereceklerine olan inancımız tamdır. Sendikamız her düzeyde konunun takipçisi olmaya devam edecektir.

Ülkemizde dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 6 bin 74 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 19 bin 785 TL’ye ulaşırken, emeği ile geçinenlerin tamamı yoksulluk sınırı altında; %50’sinden fazlası ise açlık sınırının altında ücretlerle yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır. Biz eğitim emekçileri ise açlık sınırına her gün biraz daha yaklaşmaktayız.

Göreve yeni başlayan sözleşmeli bir öğretmenin maaşı 6 bin 922 TL

30 yıl çalışan öğretmenin ; 7.883 TL iken

Ücretli çalışan öğretmenin tam zamanlı çalışma geliri; 3.061 TL

Okullarda geçici olarak istihdam edilen temizlik vb görevlilerinin Ekim –Mayıs ayları boyunca ; aldıkları ücret ise 4.252 TL ile açlık sınırının oldukça altında kalmaktadır.

Eğitim emekçileri artık bırakın insanca yaşayacak koşulları, temel ihtiyaçlarını karşılamaktan bile uzaklaşmıştır. Et, süt, ekmek gibi temel gıda ürünlerine yapılan zamlar, sağlıklı beslenme koşullarını ortadan kaldırırken gıda enflasyonu %200 oranını çoktan geçmiş, marketlerde etiketler artık günlük olarak değişir hale gelmiştir.

Diğer yandan konut kiralarındaki fahiş artışlar temel insan hakkı olan barınmayı, eğitim emekçileri için ulaşılmaz hale getirmiştir. Ortalama ev kiraları adeta maaşlarımızla yarışmaktadır. Şehre yeni atanan ya da il içinde taşınmak zorunda kalan arkadaşlarımız yeni ev bulamamakta, bulanlarsa en az maaşlarının 2/3’sini kiraya ayırmak zorunda kalmaktadır.

Şube olarak yaptığımız araştırmaya göre bölgemizde bulunan

Gaziosmanpaşa ilçesinde 2+1 dairelerin ortalama kirası 6.098 TL, Eyüp ilçesinde 6.151 TL, Sultangazi İlçesinde 3.647 TL, B.Paşa İlçesinde 4.664 TL, Arnavutköy’de ise 3.003 TL olarak hesaplanmıştır. Ortalama tutarlar dahi tüm ücretli kesimler gibi eğitim emekçilerinin de yaşadığı sıkıntıları anlatmaya yetmektedir.

Ev sahipleri, birçok arkadaşımızdan kiralarını güncellemelerini ya da evleri boşaltmalarını istemektedir. Bu şartlar altında emekçiler, tüm gelirinin dahi karşılayamadığı kiralara karşılık gelirinin çok büyük kısmını vermeyi planlayarak okullarından uzak bölgelerde ev arayışına girmiş durumda. Ancak ulaşımdaki %107’lik enflasyonla bu da bir çözüm olmaktan çok uzakta duruyor. Yeni atanacak arkadaşlarımızınsa neyle karşı karşıya kalacaklarını tahmin etmek hiç zor değil.

Herhangi bir önlem alınmaması durumunda geçtiğimiz Eylül ayında öğrencilerin yaşadığı barınma sorunun benzerini eğitim emekçisi arkadaşlarımız önümüzdeki Eylül’de yaşayacaklardır. Şehrimize yeni atanan binlerce arkadaşımız kalacak yer bulamayacaktır. Yetkilileri şimdiden uyarıyoruz. Böylesi bir durumda eğitim emekçileri çadırlarıyla kurumlarının önünde barınmaya çalışacaktır.

Tüm bunlara rağmen siyasi iktidar 6 milyon kamu emekçisine ve emekliye Temmuz ayında verilecek “enflasyon farkını” düşük tutmanın derdindedir.

İktidar, TUİK ve yandaş sendika elbirliği ile eğitim emekçilerinin maaşları her geçen gün biraz daha erimektedir. Temmuz ayında maaşlara yansıtılacak %7 ‘lik artış ve TUİK’in sahte enflasyon oranlarına göre belirlenecek fark, kayıplarımızı karşılamanın çok uzağındadır.

İşin en kötüsü biz “geçinemiyoruz” diye feryat ettikçe onlar zengini daha zengin fakiri daha fakir hale getirmeye dönük politikalara sarılıyorlar.

Ekonominin dibe vurduğu bu dönemi bile parası olanlar için fırsata çeviriyorlar.

Kur Korumalı Mevduat Sistemi ile bugün 17 TL’ye ulaşan dolardaki artışın maliyeti bizim, halkın ödediği vergilerden, hazineden alınıp zenginlerin cebine aktarılıyor. Bu sistem ile bizim cebimizden alınan tutar şimdiden 50 milyar TL’yi buldu.

Ama bu da yetmedi. Şimdi de Gelire Endeksli Senet (GES) adı altında kamu kurumlarının gelirlerine göz konuluyor. Bu sistemle Devlet Hava Meydanları gibi geliri yüksek kurumlar adeta zenginlere peşkeş çekiliyor. İktidar emekçiden, yoksuldan alıp zengine vermeye devam etmektedir. Asgari ücretliye, emekliye, EYT’lilere olmayan kaynaklar bir avuç sermayedara peşkeş çekilmektedir.

Oysa iktidarın çılgın proje ve ekonomik uygulamalarının sebep olduğu zararın tutarı ile ülke emekçilerinin eğitimden sağlığa barınmadan ulaşıma kadar temel sorunları çözülebilirdi. Bu basitçe yapılan hataların ya da beceriksizliğin ürünü değil iktidarın tercihlerinin sonucudur. İktidar emekçilerin sorunlarını çözmeyi değil, bir avuç sermayedarı daha zengin etmeyi tercih etmiştir. Bu ülkenin zararı, onların kâr hanesine yazılmıştır.

Bizler Eğitim emekçileri olarak ;

Artık hükmü kalmamış olan TİS’in yenilenerek; bütün eğitim emekçilerinin ücretlerinde “gerçek” enflasyon oranı baz alınarak artış yapılmasını, bu çerçevede en düşük eğitim emekçisinin maaşının yan ödemelerle birlikte yoksulluk sınırı olan 19.785 TL’nin üstüne çıkartılmasını

“Gerçek” Enflasyon farklarının aylık olarak maaşlara yansıtılmasını

Halkın, emekçilerin cebinden alıp zenginlere, beşli çeteye, yandaşlara aktarmanın araçları olan Kur Korumalı Mevduat Sistemi, Kamu Özel İş birliği Projeleri, Döviz Garantili İhalelerin sonlandırılmasını

Son olarak

Kirada oturan tüm eğitim emekçilerine kira yardımı yapılmasını talep ediyoruz.

Bu talepler 2023 Ağustos “toplu sözleşmesi” beklenmeden hayata geçirilmeli, hem kamu emekçilerinin, emeklilerin hem de asgari ücretlilerin kayıpları bir an önce giderilmelidir.

Bir kez daha tüm eğitim emekçilerini ve halkımızı hepimizin temel talepleri olan Güvenceli Bir Çalışma Yaşamı ve İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret mücadelemize sahip çıkmaya çağırıyoruz.