Sosyal Güvenlik Kurumu kendisine ait 16 ildeki gayrimenkulleri satışa çıkardı- Serpil Akpınar

Sosyal Güvenlik Kurumu kendisine ait 16 ildeki gayrimenkulleri satışa çıkardı- Serpil Akpınar

PAYLAŞ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bütçe verilerine göre bu yıl  Sosyal Güvenlik Kurumu’nun toplam gelirinin 312,2 milyar lira, giderlerinin ise 346 milyar lira olması hedefleniyor. Yani yeni dönemde de kurumum bütçe açığı gündemde olacak.

Yapısı gereğince SGK gibi bir kurumun açık vermesi halkın çıkarları doğrultusunda harcamalar şeklinde açıklanabilmelidir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu bütçesinin açık vermesine rağmen yurttaşların eğitim,sağlık başta olmak üzere temel hizmetlere ulaşmak için ödediği ücret artmaya devam etmektedir.

SGK primlerini işverenden toplayamayan, prim borçlarını yapılandırmayı sistematik bir politika haline getiren, işverene işçi başına sosyal güvenlik primi sübvansiyonu sağlayan, özel hastanelere sürekli kaynak aktaran bir bütçenin sürekli açık vermesi kaçınılmazdır.

İşverene yapılan bunca kıyağın sonucunda AKP iktidara geldiğinden bu yana milyarder sayısını dörde katlamasına karşın Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanları son 10 yıldır hızlı bir şekilde yoksullaşmaya devam etmektedir .Bu yoksullaşmanın en önemli nedenlerinden bir tanesi 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yaşanan mali hak kayıplarıdır. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildikten sonra yeni düzenlemenin yapılması konusunda Sendikamız bu konudabir dizi eylem etkinlik, imza kampanyaları yapmış ve davalar açmıştır. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu çalışanların lehine olacak bir düzenleme yapma konusunda direnç göstermeye devam etmektedir.

İşverenlerin prim borçlarını yapılandırması, özel hastanelere sürekli kaynak aktarması (Sayıştay’ın raporuna göre özel hastanelerin suiistimalleri ve buna karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu’nun önlem alma eksikliğinden kaynaklı yapılan yersiz ödemeler: İstanbul’da özel bir hastanede çalışan temizlik görevlisine çalıştığı dönemde 700 defa muayeneye bağlı işlem yaptırdığı, uzman doktorların maaşlarının asgari ücret üzerinden gösterilmesi, hastaların aynı tarihlerde birden fazla hastanede yatarak tedavi edilmiş gibi gösterilmesi v.s.) diğer taraftan Kurum çalışanlarının haklarını koruma ve ilerletme gibi bir yaklaşımının olmadığı, çalışanları değil sermayeyi gözettiğini ortaya koymaktadır.

Diğer taraftan hem finans sektörüne sermaye birikimi sağlamak hem de kamusal emekliliği aşamalı da olsa ortadan kaldırmaya dönük Zorunlu Bireysel Emeklilik sistemi 01.01.2017  tarihinden itibaren uygulanmaya başlandı. Hükümet tarafından her ne kadar allanıp pullansa da yasa kapsamında olan çalışanların en az yarısı cayma süresi içinde sistemden çıktıkları Bakan Mehmet Şimşek ‘in açıklamalarıyla basına yansıdı. İstediği başarıyı elde edemeyen Hükümet çözümü Torba Kanun ile kapsamı genişletmekte buldu, cayma süresini 2 aydan 6 aya uzattı.

Geçtiğimiz hafta Sosyal Güvenlik Kurumu resmi sitesinden 16 ildeki çeşitli gayrimenkullerinin satış ihalesini duyurdu. Satılacak yerler arasında işyerleri, betonarme binalar,, arsalar, 4-5 yıllık binalar, meskenler ve tarla da bulunuyor. Satışa çıkarılan yerlerin bedelleri muhammen bedeli (KDV hariç) en düşük 10 bin lira ile en yüksek 20 milyon 970 bin lira olarak belirlenmiş.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun satışa çıkardığı bu gayrimenkullerin nasıl edinildiğine (prim v.s. alacağına karşılık haczettiği mülkler mi ya da Kurum gelirleriyle edindiği mülkler mi) dair bir açıklama yapılmamış.

Ancak son dönemde hem Sayıştay raporlarında hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bütçe verilerine göre Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bütçesinin açık verdiği ortada. Hatta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçe verilerine göre Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bu dönem 34 milyar 45 milyon lira açık vermesi bekleniyor. Tam da bütçe açığının geçen yıla oranla artacağı yönündeki açıklamanın ardından bu satış ihalesinin açılması manidardır.Esasen bu satışlarla bütçe açığının azaltılmasının hedeflendiğini düşünmek iyimser bir bakış açısıdır.

İşverenden alacaklarını tahsil etme konusunda yetersiz kalan, alacaklarını tahsil etme konusunda caydırıcı önlemler almak yerine sürekli borçları yapılandırma yoluna giden, özel hastanelere sürekli kaynak aktaran,Zorunlu Bireysel Emeklilik Sigortası ve kredili emeklilik sistemiyle bankalara finansman sağlayan ve hangi ihtiyaçtan doğduğunu açıklamadığı gayrimenkul satış ihalesi yapan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun bütçesinin açık verme sebebi politik değil midir?.