ON DEMAND (İSTEK ÜZERİNE EKONOMİ) YA DA İSTE GETİRELİM KAPİTALİZMİ

ON DEMAND (İSTEK ÜZERİNE EKONOMİ) YA DA İSTE GETİRELİM KAPİTALİZMİ

PAYLAŞ

On demand talep üzerine de çevrilebilir ama bizim ülke pratiğinde daha iyi anlaşılsın diye ben istek üzerine çevirisini tercih ediyorum . Dünya gazetesinde bir makale de on demand ekonomi modeli şöyle tanımlanıyor; On demand talep üzerine çalışma anlamına geliyor . Çalışanlara esneklik sağlıyor şirketlerde on demand ve hibrit iş gücüyle birlikte daha dinamik ve verimli çalışabiliyor. Bu model kadın çalışanlar için önemli avantajlar sağlarken girişimciliği de destekliyor. (Agustos 2017) Makale daha sonra ise online güzellemeleriyle devam ediyor… Bu makaleden birkaç ay önce ise 16 haziran 2017 de Amozon Whole Foods süpermarket zincirini satın alacağını planladığını açıklıyor.

Aynı ekonomik model üzerine nisan 2021 de Monthly Revıew de yayımlanan makale şöyle diyordu. Amazon’un finansal piyasaları şaşkınlığa uğratan ve dijital ekonominin kitlelere erişimi ve ihtiraslarıyla ilgili yaygın düşünceyi sarsan bu satın alma açıklaması dijital ekonominin geleneksel fiziki mağazalara sadece kepenk indirmekle kalmayıp aynı zamanda geleneksel ekonomiden geriye kalanları kendi tarzını da yeniden yaratmak niyetinde olduğunu da gösterdi… Amazonun yenilikçi iş gücü tasarrufu (aslında ücret iş gücü tasarrufu) sağlayan teknoloji uygulamasına duyulan sevince rağmen, dijital ekonominin tüketici fiyatlarında yarattığı düşüş sadece maaşlardaki düşüşle değil müşterilerin üretim sürecine sistematik olarak dahil edilmesiyle de dengelendi. (Online iş birliğinin metalaştırılması Joshua SperberMonthly Revıew Nisan 2021 )

Karl Markx ın belirttiği gibi üretim ve yeniden üretim hep tüketime ihtiyaç duymuştur. Bu belirlemeden kaynaklı günümüz toplumu evre evre tüketim toplumuna dönüştürülmüştür. Birey tüketiyorsa iyi yurttaştır. Ve elbette ki tüketen bireyinde kendi başına tüketmesine izin verilemez. Şirketler bu konuyu da düşündüklerinden sık sık değerlendirme anketleri, müşteri memnuniyetleri ve puanlamalarıyla iyi yurttaş profili yoğun bir şekilde kontrol altına alınmak istenir. On demand ekonomisinin aşırı yoğun emek sömürüsü ülkemizde Amozon, Trendyol, vb firmalarda artık dikiş tutmaz bir hal aldığından işçi sınıfı acısından bir ilk yaşandı. Trendyol emekçileri on demand ekonomisine (sömürüsüne) karşı dayanışarak ve mücadele ederek ücretlerine zam yaptırmayı başardılar. Ancak meseleyi sadece bir ücret meselesi olarak okursak büyük bir hataya düşmüş oluruz. Meselenin özü aslında daha derinde! Mesele hizmet alanla hizmet vereni disipline etme ve yönetme meselesi olduğu kadarıyla çevresel ekolojik ve ahlakidir de! Mesele aynı zamanda yeni çalışma metoduna(sömürü sistemine) karşı yeni pratiklerin ve yeni sendikal anlayışların da örgütlenmesi meselesidir. Trendyol emekçileri ve bağlı bulundukları sendikaları şüphesiz önemli bir eşiği dayanışma ve mücadeleyle aşmışlardır. Ancak daha önemli olan bir eşik bu mücadelenin kazanımlarını korumak geliştirmek ve yeni doğan işçi sınıfını gelecek saldırılara karşı hazır ve diri tutabilmektedir. Şüphesiz böyle bir diri tutuşta alanı iyi okumaktan geçer. Bu direnişin bir tarafı işçiler ise diğer tarafı hizmet alan insanların yani tüketicilerin yönelim ve eğilimleridir. Artık kamusal hizmetin(devlet eliyle yürütülen) küçük bir parçasını saymazsak tamamen güvencesizleşip ve niteliksizleştiği bir süreçte “müşteri memnuniyetleri anketleri” stratejik ve yeniden üretimin bir parçasıdır. Dikkat etmemiz gereken olgulardan biri hizmet alanla- hizmet verenin aslında aynı işçi sınıfı olduğu unutulmamalıdır. Siparişle hizmet alanın bir garson bir doktor bir kamu çalışanı ya da bir şirket çalışanı olduğu gibi bir işsizde olabilir! Karl Markx ın belirttiği gibi üretim ve yeniden üretim hep tüketime ihtiyaç duymuştur. Sözünü burada yenilemek zorundayız. Tüketiminde bir avuç burjuvazi üzerinden sürdürülemeyeceğinin açık ve net olması büyük halk kitlelerinin ne kadar önem arz ettiği su götürmez bir gerçektir. İşte burada Trendyol emekçilerinin kazanımlarının korunabilmesi ve geliştirilebilmesi adına yapılacak tüm faaliyetler büyük halk kitlesiyle ortaklaşacak talepler bütünlüğüyle düşünülmek zorundadır.

 

Bu bağlamda bir analiz biçimi olarak çevirip çevirip okuduğumuz Marksizm kesinlikle bir Sovyet modeli ya da Çin modeli Marksizm olmadığı gibi sosyalist deneyimleri olan ülkelerinde denenmiş Marksizmleri de değildir. Zira temel mesele “ Marksizm hayaletini yeniden dolaştırmak değil bir kez daha devrimin ruhunu bulmaktır.” Ancak asıl sorulması gereken soru şudur; politik dayanışmanın, işçi sınıflarının çeşitliliği ve geçirdikleri değişikliklerin yeniden örgütlenip örgütlenemeyeceği ve nasıl canlandırılacağıdır. Yine Marksın lümpen proletarya dediği gayri ahlaki işlerle meşgul olanların işçi sınıfını hem işsizler ordusu olarak hem de faşizmin doğal milisleri olarak tehdit ediyor oluşları ve aynı zamanda lümpen proletaryanın da geçirdiği değişim ve dönüşümü iyi analiz etmek zorundayız. Özellikle lümpen proletaryaya kafa yorarken çok temkinli olmak zorundayız. Her türlü gayri ahlaki işin içinde olan bu kesim aynı zamanda faşizminde birer militanı olmaktan asla çekince duymayacaklardır.

Şimdi sıra Hepsijet çalışanlarında. Aras kargo, Sürat kargo ve Hepsi burada emekçileri de iş bırakma çağrısı yaptılar ve ücretlerinin iyileştirilmesi ve bir takım sosyal haklarını istiyorlar. Dipten gelen bu dalga bize derslerle dolu!

Erbil Karakoç

Yapı yol sen myk

Örgütlenme sekreteri.