
Evet Köy Enstitüleri yeri doldurulamayan, eksikliği; kapatıldığı günden beri derinden hissedilen, ortaya konulan eğitim yaklaşımıyla aydınlanmaya ve ilerlemeye kutup yıldızı olan, köy ve ırgat çocuklarını Anadolu’ya ateş böceği misali karanlıkların ışımasına görevli kılan çok özgün bir EKOL’ün adıdır.
Köy Enstitüleri, iş ve eğitimi birleştirme fikrini yerine getiren, Mezunları aynı anda hem okul öğretmenleri hem de toplumun eğitmeni olan, Öğrencileri kendi okullarını, evlerini, kışlalarını, iş yerlerini vb. inşa eden – edebilen ve birlikte yaparak ve yaşayarak üretim ile eğitimi kaynaştıran bir EKOL’ün adıdır.
1940-1946 arasında köy enstitülerinde 15.000 dönüm tarlayı tarıma elverişli hale getiren ve üretim yapan, Aynı dönemde 750.000 yeni fidan diken, aynı zamanda 1.200 dönüm bağ oluşturan ve üzüm üretimi yapan, Ayrıca 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santrali, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. yol yapımı ve Sulama kanalları oluşturularak enstitü öğrencilerinin uygulamalı eğitim gördüğü çiftliklere sulama suyu öğrenciler tarafından bizzat getirilen bir EKOL’ün adıdır.
Ve bu Ekol için bazı Aydınlardan değerlendirmeler…
“Ben üç şeyle övünmesini isterim Türkiye’nin. Atatürk’ün gerçekleştirdiği kendine dönüş ve bağımsızlık politikası, Hakkı Tonguç’un gerçekleştirdiği demokratik eğitim ve Nâzım Hikmet’in getirdiği insancıl, ulusal şiir.” (Yaşar KEMAL)
“Köy Enstitüleri 600 yıllık Osmanlı devletinin ümmetleştirdiği ve suskunlaştırdığı bir halkın uyanışına ve kurtuluşuna öncülük etmiştir.” (Server TANİLLİ)
“Yaşamın amacı, ileri millet olarak yaşamaktır. Ortaçağ hayatından farksız, geri bir hayata razı olan insan kalabalığıyla çağımız uygarlığına katılamayız, diri millet haline gelemeyiz.” (İsmail Hakkı TONGUÇ)
“Dünyanın hiçbir yerinde böylesine yararlı ve anlamlı eğitim kurumları görmedim.” (Georges DUHAMBEL)
“Köy Enstitülerinde kız ve erkek öğrencilerin oluşturduğu bir müzik topluluğu, bize verdikleri batı müziği konserinde Beethoven ve Mozart’ın parçalarını hatasız çaldılar.” (Schwarz KESSLER)
“Köy Enstitüleri deneyimi, bize şunu da öğretmiştir ki memlekette hükümetle halk arasındaki en verimli ilişki biçimi tatlı söz, eşitlik ve işbirliğidir…” (Ahmet Emin YALMAN)
“Köy Enstitülerini bitirenler arasında edebiyatımızın yüz akı sanatçıları çıkmıştı; Fakir Baykurtlar, Mahmut Makallar, Dursun Akçamlar, Adnan Binyazarlar, Talip Apaydınlar, Mehmet Başaranlar…”
Giderek karmaşık ve gerici bir eğitim sarmalına dönüşmüş eğitim sisteminden çıkışın yolu ve yol göstericisi “Köy Enstitüleridir”. Kuruluş yıldönümü kutlu olsun.
DSD EĞİTİMCİLER TÜRKİYE YÜRÜTMESİ




