Koronavirüs Salgınıyla Mücadele (Dostcan ŞAKAR)

Koronavirüs Salgınıyla Mücadele (Dostcan ŞAKAR)

449
PAYLAŞ

Ormanların ve doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi canlıların doğal yaşam alanlarını değiştirmeye zorlamakta, bu da enfeksiyon etkenlerinin yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Koronavirüs açıkça göstermiştir ki İnsanoğlu doğaya karşı bir savaş açacaksa bu savaşta ağır kayıplar verecek ve asla kazanan olamayacaktır.

Belirli bölgelere özgü kabul edilen patojenlerin yani hastalığa neden olan bakteri ve virüslerin farklı bölgelerde görülmesi, enfeksiyon taşıyan canlıların doğal yaşam alanlarının, sayılarının ve davranışlarının değişmesi sonucu oluşmaktadır.

Sendikamız KESK/TARIM ORKAM-SEN olarak Koronavirüs (Covid19) salgınının yayılmasında Dünya Genelinde yürütülen yanlış politikaların sonucu olarak iklim krizi, ekolojik tahribat, çarpık kentleşme yetersiz/sağlıksız gıda, doğanın kirletilmesi ve aşırı endüstriyel tarımsal üretim gibi sorunların önemli etkisi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla salgın hastalıkların doğa, çevre ve toplumdan bağımsız düşünülemeyeceği bütünsellikten uzak bir anlayışla önüne geçilemeyeceği görüşündeyiz.

Salgın hastalıklarla mücadelede başarıya ulaşabilmek için soruna bütünsellik içinde bilimsel, şeffaf, tutarlı ve insan sağlığını önceleyen bir tutumla yaklaşılmalıdır.

Açıklanan tedbir paketinden anlaşılıyor ki, pandemi ve halkın pandemi karşısındaki çaresizliği süreci yönetenler tarafından yeterince ciddiye alınmıyor. Patrona, sermayeye, tüccara; teşvik, af, erteleme, yeni fon kaynakları, çiftçiye, Üreticiye, Yoksul Halka ise yeniden borç, acımaya dayalı yardım, sabır ve dua var.

Salgının çok daha vahim sonuçları ile karşı karşıya kalmamak için alanımıza dair taleplerimiz şunlardır:

  • Cumhurbaşkanlığının 2020/4 nolu Kamu çalışanlarına yönelik ilave tedbirler Genelgesi kapsamında belirtildiği üzere uzaktan, dönüşümlü ve esnek çalışma yöntemleri uygulanarak mümkün olan en az personeli risk altında bırakacak şekilde çalışmaların planlanması gerekir.
  • Hayvan sağlığı personelleri köylerde onlarca işletmeyi gezmektedir ve bu işletmelerin sahipleri çoğunlukla 65 yaş üzeri vatandaşlarımızdan oluşmaktadır. Aşılama ve hayvan tanımlama işlemleri ücretlendirilmekte ve bu para alışverişi enfeksiyonun yayılma hızını arttıracağı görülmektedir.

Salgın hayvan hastalıkları ile mücadele için zorunlu olarak uygulanan aşıların ücretli olarak yapılması mesleğimizi zaten itibarsızlaştırıp kamu çalışanları olan bizleri zor durumlarda bırakmaktayken böyle stresli bir dönemde halkla hem temas kurup hem para alışverişinde bulunmamız virüsün yayılım hızının arttırılmasına hizmet edecektir.

Bizler yani Hayvan Sağlığı çalışanları, Hayvan sağlığı çalışmaları kapsamında salgın hayvan hastalığı çıkışı dışında, rutin aşılama, işletme ziyareti, hayvan tanımlama çalışmalarına Covid19 salgının yayılma hızının azalacağı döneme kadar ara verilmesinin virüsün yayılma hızının azaltılması için bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz.

  • Bakanlık çalışanlarından isteyen herkese ayrımsız virüs testi yapılmalı, işyerleri rutin olarak dezenfekte edilmeli, çiftçi ve üreticilerin başvuruları olabildiğince internet üzerinden yapılmalıdır.
  • Nisan ayı itibariyle başlayacak ‘’Buzağı Desteklemesi’’ başta olmak üzere bütün destekleme başvuruları salgın tamamen bitene kadar ertelemeli, çiftçi ve üreticilerimizin hakları saklı tutulmalı, herhangi bir hak kaybının olmayacağı duyurulmalıdır.
  • Sahada fiili olarak çalışan Veteriner Hekim, Veteriner Sağlık Teknisyeni/Teknikerlerinin salgın hastalıklardan korunabilmesi için gerekli koruyucu donanım temin edilmelidir. Ayrıca Hayvan Salığı çalışanlarının risk düzeyinin sağlık çalışanları ile benzerliği göz önüne alınarak ikramiye, sağlık tazminatı ve diğer ödemelerden faydalandırılmaları yönünde düzenleme yapılmalıdır.
  • Veteriner sağlık çalışanlarının önceden alıyor oldukları 2 aylık fiili hizmet zammı 2008 yılında haksız bir uygulama ile ellerinden alınmıştır. Halk arasında tam gün yasası olarak bilinen yasa ile sağlık sınıfı meslek mensuplarına kısıtlamalar getirilirken, Veteriner Hekimler sağlık sınıfı olarak kabul edilmiştir. TBMM’de kabul edilen torba yasada sağlık çalışanlarına 2 ay fiili hizmet süresi verilmiş ve emekli maaşlarında iyileştirme yapılmıştır. Fakat sağlık sınıfı çalışanlarına verilen fiili hizmet tazminatını düzenleyen torba yasada Veteriner Hekimler sağlık sınıfı dışı sayılarak hak kaybına uğratılmıştır. Veteriner sağlık çalışanlarına diğer sağlık çalışanlarından ayırt edilmeksizin fiili hizmet hakları verilmelidir.
  • KHK’lerle haksız ve hukuksuz olarak ihraç edilen mahkemelerce beraat ettirilen bütün tarım ve orman çalışanları işlerine iade edilmelidir.
  • Salgın hayvan hastalıklarıyla mücadele edilirken öncelikli olarak karantina, kısıt, dezenfeksiyon ve aşılama çalışmalarıyla hastalıkların yayılmasını engelleyip hastalıkları söndüren biz hayvan sağlığı çalışanlarıyız. Bu kapsamda Covid 19 pandemisi için karantina-kısıtlama tedbirleri alınmalı kontrolsüz insan hareketleri engellenmelidir. Tıp fakültelerinde ders olarak anlatılan Viroloji, Veteriner Fakültelerinde kürsü olarak mevcuttur. Fakültelerde ve Enstitü Müdürlüklerinde aşı üretimi yapabilecek yeterli donanım, laboratuvar, Virolog Veteriner Hekim mevcuttur. Bu bağlamda Covid 19 için geliştirilecek aşının üretimi noktasında Veteriner Sağlık Sınıfına yeterli destek verilmeli ve Veteriner Sağlık Sınıfı aşı üretimine teşvik edilmelidir.

Salgının kontrol altına alınması için bütünsellik içinde bilimsel, şeffaf, tutarlı ve insan sağlığını önceleyen bir birliktelik ve dayanışmanın bütün kurumların ortak sorumluluğu olduğunun bilinciyle hareket etmek inancındayız. Sağlıklı günlere birlikte ulaşacağız.

Dostcan ŞAKAR

KESK/TARIM ORKAM-SEN ZONGULDAK ŞUBE SEKRETERİ