Hayatlarımız “aileniz”e sığmaz!

Hayatlarımız “aileniz”e sığmaz!

PAYLAŞ

“Biz muhafazakar bir partiyiz” deyip kadın bakanlığını kaldıran, yerine kadını sadece aile içinde ve burada tanımlanmış cinsiyet rolleriyle tanımlayan; kadın örgütlerini KHKlar ile kapatan, toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm politika belgelerinden kaldırıp yerine fıtrata bağladıkları eşitsizlikleri temel alıp adalet kavramını getiren AKP iktidarı aileci politikalarını eğitim aracılığıyla toplumun en kılcal damarlarına kadar yerleştirmek istiyor. Okulları TÜGVA gibi iktidar yanlısı dinci-gerici dernek, vakıf, cemaat ve tarikatlara tahsis ediyor; protokollerle, ÇEDES’le kuşatmasını sürdürüyor. Üstelik kadının adının dahi yok edildiği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bakan marifetiyle koruma altındaki çocukların kimliklerini gösteriş uğruna ifşa ediyor; çocuklar tarikat ve cemaat yurtlarına yönlendiriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı kamusal sorumluluğunu tarikat ve cemaatlere taşere ediyor. Bu dinselleştirme politikaları doğal kabul ettikleri toplumsal cinsiyet rollerinin, cinsiyet rejiminin inşası için de seferber ediliyor.
“Kadının görevi kocaya itaattir”, “kadının en üstün kariyeri anneliktir”, “kadınlar çalıştığı için işsizlik yüksek” diyerek cinsiyetçi iş bölümünü sürdürmek, buna uygun olarak kadınların kendileri için en güvensiz yer olan aile sınırları içine hapsedildiği “makbul” kadını yaratmak için müfredat değişikliğine gidiyor AKP.
“Eski Türk Devletleri’nde” eşitlik ve kadın haklarına ilişkin uygulamaların yer aldığı kitap içeriklerini buharlaştırıp cinsiyetçi iş bölümüne dayalı içerikleri arttırdıkları yetmezmiş gibi yeni bir aile dersi dahil edildi. . Laik ve bilimsel eğitimi yok ederek milliyetçi ve siyasal İslamcı ideolojilerini değerler eğitimi adı altında empoze etmeyi amaçlayan faaliyetlerine bir yenisini daha eklendi.Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müftülüklerin de katılımıyla düzenlenen, çocukların oynayacakları oyuncakları cinsiyetlerine göre belirlemekten LGBTİ+ nefretine varan söylemlere, “kız beşikte çeyiz sandıkta” gibi cinsiyetçi kalıp yargılara farklı söylemlerin kullanıldığı aile kongreleri, kalkınma planlarında aileye biçilen rol, cinsiyetçi iş bölümüne dayalı kamu spotları gibi icraatları düşünüldüğünde AKP iktidarının bu müfredat değişikliğiyle neyi amaçladığı da gün gibi açıktır.
Erkeğin aile reisi olduğu, eşitsiz ve hiyerarşik ilişkilere, cinsiyetçi iş bölümüne dayalı aile yapısı eğitim yoluyla çok küçük yaşlardan itibaren çocuklara öğretilmek isteniyor. Sıbyan mekteplerinde kız çocuklarına oğlan çocuklarının ayaklarının yıkatıldığını, çocukların hurafelerle ciddi psikolojik travmalara sürüklendiğini, “anne”nin çalışmasının günah olduğunun öğretildiğini unutmadık. Müfredat değişikliğinde cinsiyetçi yaklaşımların arttığını unutmadık.
Dindar ve kindar nesiller yetiştirmek, cinsiyetçi rejimini sürekli yeniden üretmek, kendi siyasal İslamcı ideolojisini hakim kültür kılmak isteyen AKP iktidarının eğitime yönelik saldırılarının karşısında duracağız. Hakları olan bireyler olarak çocukların eşit ve özgür bir yaşamı paylaştıkları bir ortamı her yerde kurmak için mücadele edeceğiz. Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı, laik, bilimsel ve demokratik bir eğitimden asla vazgeçmeyeceğiz.

Devrimci Sendikal Dayanışma Kadın Meclisi