Eğitim Sen yurdun dört bir yanından seslendi: Öğretmenlik Meslek Kanunu iptal edilsin

Eğitim Sen yurdun dört bir yanından seslendi: Öğretmenlik Meslek Kanunu iptal edilsin

PAYLAŞ

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun (ÖMK) iptal edilmesini isteyen Eğitim Sen eylemlerine devam ediyor.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Üyeleri, yurdun dört bir yanında eş zamanlı olarak basın açıklaması yaparak, Öğretmenliğin zaten uzmanlık gerektiğini ve ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun derhal iptal edilmesi gerektiğini vurguladı

1 Ekim’de TBMM’ye sunulmak üzere Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun yürürlükten kaldırılması talebiyle imza kampanyası başlatan Eğitim Sen, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde kokart takma eylemi yapacak, 15 Ekim 2022 Cumartesi günü ise Ankara’da miting yapacak.

Samsun

Yapılan ortak açıklamada şu sözlere yer verildi;

ÖĞRETMENLERİ AYRIŞTIRAN, PARÇALAYAN  VE İTİBARSIZLAŞTIRAN ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU GERİ ÇEKİLMELİDİR

 

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), bugüne kadar eğitim sisteminde yaşanan her sorunda olduğu gibi, eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük sorunlarına yönelik piyasacı, rekabetçi ve dayatmacı bir mantıkla hazırlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK)  yasalaştırmıştır

Öğretmenlik mesleği gibi 18 milyon öğrencinin eğitim hakkını ve bir milyonu aşkın öğretmenin mesleğini, çalışma koşullarını, ekonomik ve özlük haklarını koruyan ve geliştiren bir meslek kanunundan bahsetmemiz mümkün değildir. Aksine öğretmenleri parçalayan ayrıştıran çalışma barışını yok eden bir yasa bugün bizlere dayatılmaktadır

Çanakkale

Siyasi iktidar, öğretmenler arasında halen var olan ücretli, sözleşmeli, kadrolu öğretmen ayrımlarına yenileri eklemekle kalmamakta, aynı  zamanda  eğitim sistemini rekabetçi ve eleyici bir sınav üzerinden yeniden düzenlemek istemektedir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na göre öğretmenlik zaten bir uzmanlık mesleğidir. Bu temel gerçeği yok sayarak öğretmenleri kariyer basamaklarına göre bölmek, farklı ücret politikaları üzerinden ayrıştırmak öğretmenler arasındaki ilişkileri ve mesleki dayanışmayı bozacaktır. Okullarda yapay olarak oluşturulmaya çalışılan farklı statü ve unvanların zaman içinde giderek belirginleşen sınıfsal ayrışmalar yaratması, okullarda katı ve hiyerarşik çalışma ilişkilerinin oluşması kaçınılmaz olacaktır..

Trabzon

‘Nitelikli Okul/Niteliksiz Okul’ ayrımında olduğu gibi, kariyer basamakları üzerinden ‘Nitelikli Öğretmen/Niteliksiz Öğretmen’ algısı yaratılmak istenmesi son derece tehlikelidir. Öğretmenlerin mesleki birikimi ve niteliğini yok sayarak hayata geçirilmeye çalışılan kariyer basamakları uygulaması öğretmenlik mesleğinin saygınlığını düşürecek, yapılan  sınavlarla  daha da itibarsızlaştıracaktır.

 

Öğretmenlik meslek Kanunuyla birlikte okullarda çocuğunun sınıfına uzman ya da başöğretmenin girmesini isteyen velilerle okul idaresi ve öğretmenler arasında gerilimler yaşanması, öğrencilerin sosyal statüsü ve öğretmenlerin kariyerine göre okullarda ‘özel sınıflar’ oluşturulması yaygınlaşacaktır.

 

KARİYER SINAVI YAPILMAMALI, ÖMK İPTAL EDİLMELİDİR

Konya

Siyasi iktidar eğer bir meslek kanunu yapmakta samimi ise yapması gereken tek şey öğretmenlik mesleği açısından uluslararası düzeyde kabul gören en önemli belge olan “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’na uygun bir düzenleme yapmalıdır. ILO ve UNESCO ortak belgesi olarak 5 Ekim 1966 yılında kabul edilen ve Türkiye tarafından da onaylanan tavsiye kararı öğretmenlerin toplumsal statüsüne yönelik olarak bugüne kadar atılmış en önemli ve kapsamlı adımdı

Öğretmenlerin sadece okul içinde değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önemi uluslararası düzeyde belgeleyen, öğretmenlerin tüm sorunlarını ele alan ve durumlarını tüm ayrıntıları ile düzenleyen bir metindir. Bu metin dikkate alınmadan hazırlanan bir Meslek Kanununu kabul etmemiz mümkün değildir.

Amasya

Eğitim Sen, yıllardır sadece öğretmenlerin değil, eğitim kurumlarında çalışan tüm eğitim ve bilim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Nitelikli eğitim için öğretmenler kadar emeği olan idari ve teknik personel, yardımcı hizmetliler sınıfı ve 4-B statüsünde çalışan eğitim emekçilerinin hakları ve talepleri de dikkate alınmalıdır. Öğretmenler için düşünülen iyileştirmeler, tüm eğitim ve bilim emekçisi arkadaşlarımızın çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi ile birlikte ele alınmalıdır.

Tekirdağ

Eğitim Sen olarak, aynı işi yapan, sınıfında, branşında aynı eğitim içeriğini anlatan, benzer öğretim yöntem ve tekniklerini uygulayan öğretmenleri farklı statü ve maaş uygulaması üzerinden bölmeye ve ayrıştırmaya yol açacak böylesi bir düzenlemeyi başından itibaren kabul etmediğimizi ifade ediyoruz. Bunun için işyerlerimizde topladığımız imzaları 1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisine ulaştıracağız. 15 Ekim’de ise  bu yasaya karşı Ankara’da büyük bir miting gerçekleştireceğiz.  Bu eylemlerin yanında  Genel Merkezimizin de diğer sendikalara yaptığı çağrıda olduğu gibi, eğitimcilerin bu yasaya karşı üretilebilecekleri  en güzel yanıtın bir araya gelerek  ortak mücadele yürütmek olduğunu söylüyoruz.  Buradan bir kez daha bu yasaya  karşı  çıkan eğitim sendikalarına ve tüm paydaşlarımıza sesleniyoruz; “eşit işe eşit ücret” ilkesini yok sayan, öğretmen emeğini değersizleştiren bu yasaya karşı  ortak bir tutum belirlemeye  ve  birlikte mücadele yürütmeye  çağırıyoruz. Emeğimiz onurumuz ve çalışma barışımız için, Öğretmen Meslek Kanunu derhal geri çekilmelidir.

Ankara