Bavuluma uzandım ama toplayamadım – Erk Acarer/Birgün

Bavuluma uzandım ama toplayamadım – Erk Acarer/Birgün

PAYLAŞ

“Bu bebeler, bu şehirdeyken, ben bu şehri bırakıp kaçar mıyım? Kaçarsam nasıl dönüp bakarım yüzlerine?”
Cizre’deki ‘yeni bir abluka’ öncesinde attığı mesajla pek çok kişinin gönlüne taht kuran 27 yaşındaki Şehmuz Ateş sadece iki yıldır öğretmenlik yapıyor. İkinci yılına da Cizre’de giren Ateş’e, pek çok meslektaşı ayrılırken, kendisinin hangi duygularla ilçede kaldığını sorduk. Genç öğretmen Cizre’de kalmaya karar verme anını, hissettiklerini ve ilçede yaşananları şöyle özetledi:

‘Yarım burada kalacaktı’
“Bölgenin insanıyım zaten, Diyarbakırlıyım. Eğer yasak ilan edildikten sonra yola çıkmış olsam, birkaç saat içinde evimde olacaktım. Ama yapamadım. Eşyalarımı toplamak için bavuluma elimi uzattığımda, kendimi müthiş huzursuz hissettim. Eğer gitseydim, bir yarım burada kalacaktı. Diğer yarım ise memlekette büyük bir huzursuzluk yaşayacaktı. Bavulu yerine koydum.”
Şehmuz Ateş, “Silah ve bomba sesleri, yaşayacağımı düşündüğüm huzursuzluktan daha ağır gelmeyecekti” derken: “Gerçi elimizden bir şey gelmiyor ama en azından öğrencilerimin bulunduğu ilçedeyim” diye ekledi.

‘Çocuklara haksızlık’
Ateş, eğitimin öneminden söz ederken, ideal bir öğretmenin tanımını da verdi: “Eğitim, elbette çok önemli. Ben ilkokul öğretmeniyim, çocuklarım bu sene ikinci sınıfa gidiyorlar. Çocuklara sevginizi ve güveninizi hissettirirseniz okula uça uça gelirler. Öğretmen onlar için kutsal bir şeydir. Pek çok öğrencimin velisi, okul 12: 00’de başlamasına rağmen, çocukların sabah kalkıp ders çalışarak evden ayrıldığını söylüyor. Çocuklara ne verirseniz onu alırsınız. Buradaki çocukların eğitimden başka şansı yok. Kimse onlara bu haksızlığı yapmamalı.”

‘Okuldan soğudular’
Şehmuz Ateş, ilçede yalnız olmadığını ve yaklaşık yirmi öğretmenin daha ilçeyi terk etmediğini söylerken şunları paylaştı: “Bizlere son anda çekilen bu mesaj ‘gidebilen gitsin’ manasındadır. Anaqcak gidenlere de bir şey söyleyemeyiz, kendi açılarından haklılar. Silah, bomba ve çatışma seslerinden uyku bile uyuyamıyoruz. Cizre’de düşük yoğunluklu bir savaş yaşanıyor.”
27 yaşındaki öğretmen, velilerin pek çoğunun paylaştığı mesajı görerek duygulandıklarını da aktardı: “Pek çok aile, hocam ne olur gelin bizde kalın diyerek evini açmak istedi. Çok kişi aradı. Burada bulunanları ve mağdur durumdakileri yalnız hissettirmediğim için huzurluyum. Ancak gelecek günler açısından özellikle çocuklarım için büyük endişe taşıyorum. Biz dayanıyoruz ama bu çocuklar silah seslerine nasıl dayansın. Çok korkuyorlar. Bu yasaklardan sonra en iyi öğrencilerimden biri okula gelmek istemiyor. Ailesi ne zaman sokağa çıksa kaygılandığını, başının ağrıdığını söyleyerek ağlayarak eve dönmek istediğini anlatıyor.”

Okullar karargâh mı?
Silopi ve Cizre İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından bu ilçelerde görevli öğretmenlerin ‘seminer’ gerekçesiyle ilçeden uzaklaştırılması Meclis’e taşındı. CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya, “Bölgedeki çatışma ortamı göz önünde bulundurulduğunda bu yöntemle okullar boşaltılarak karargâh olarak mı kullanılmak istenmektedir?” diye sordu.