
Yurt ve kira zamlarının ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla dün üniversite harç ücretlerine de yüzde 36 zam geldi. Tüm bu zamlar karşısında öğrencilerin eğitim hayatı riske atılıyor.
Eğitim-Sen Ankara 5 Nolu Şube Başkanı Mutlu Arslan “Mevcut haliyle akademinin pek çok sorunu var ama öğrencilerin barınma, geçinme ve beslenme sorunları hepsinin önüne geçmiş durumda. Bu sorunu çözmemiz şart” diye konuştu.
Resmi Gazete’de AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre üniversite harç ücretlerine yüzde 36 oranında zam geldi. Harç ücretleri; tıp fakültesinde 706 liradan 961 liraya, hukuk fakültesinde 374 liradan 509 liraya, diş hekimliği ve eczacılık fakültelerinde 590 liradan 804 liraya çıktı. Üniversitelerin birinci öğretim programlarına kaydolan öğrenciler 2012’den beri harçlardan muaf tutuluyor ancak ikinci öğretim programında yer alan ve fakültelerin öğretim süresi içerisinde mezun olmayan öğrenciler belirlenen harç ücretlerini ödüyor.
Tüm bu yüksek artışlar ve zamlar düşünüldüğünde üniversitelilerin, eğitim şansı neredeyse ortadan kalkıyor. Eğitim Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Mutlu Arslan’a göre öğrencilerin barınma ve geçinme sorunları had safhada. Arslan, “Üniversitelerde pek çok sorun yaşandığını biliyoruz ama öğrencilerin yüz yüze kaldığı barınma ve geçinme sorunu tüm sorunların üstüne çıkmış durumda” dedi. Yoksul ailelerin çocuklarının hayat pahalılığı nedeniyle eğitim öğretim hayatlarını sürdürememe tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna değinen Arslan, şunları dile getirdi: “Sayıları zaten yetersiz olan yurtlara sürekli olarak zam yapılıyor. Öğrencilere verilen krediler onların öğrenim hayatlarını devam ettirmelerine imkân sağlamayacak düzeylerde kaldı. Pek çok öğrenci öğrenimlerini çok kötü barınma ve beslenme koşulları altında, borçlanarak sürdürebiliyor. Bu sorunlar öğrencilerin akademik başarılarını da olumsuz etkiliyor.”
PARASIZ EĞİTİM ŞART
Özellikle yurt ve ev fiyatlarına yapılan zamların üniversite öğrencilerini tarikat ve cemaat yurtlarına yönlendirebileceğini aktaran Arslan, şöyle konuştu: “Öğrencilerin içinde bulunduğu bu durum ne yazık ki siyasi iktidar tarafından göz ardı ediliyor. Bu kötü durum, öğrencileri tarikat, cemaat, vakıf ilişkilerine yönlendirmenin bir aracı olarak kullanılıyor. Dahası, öğrencilerin yaşamsal talepleri ‘asayiş’ sorunuymuş gibi algılanıyor. Talebini dile getiren öğrenciler yurttan atılmakla, kredisi kesilmekle, okuldan uzaklaştırılmakla tehdit ediliyor. Bu durumun kabul edilebilir bir yanı yok. Tarikatlara, cemaatlere, vakıflara yönlendirilen kaynaklar kesilmelidir.Bu unsurların eğitimle, sosyal hizmetlerle, yurtlarla bağı kesilmelidir. Tüm öğrencilere parasız, nitelikli ve ulaşılabilir barınma, beslenme ve eğitim imkânı sağlanmalıdır.”
BirGün Gazetesinden Alıntılanmıştır. Haber;Dilan Esen





