
Tüm Emekli Sen ardı ardına gelen zamları protesto için Attalos Heykeli önünde oturma eylemi yaptı. Tüm Emekli Sen Antalya Şubesi adına konuşan yönetim kurulu üyesi Ferzan Sarsılmaz şunları söyledi
Değerli arkadaşlar hayat pahalılığından artık bıktık. Gün geçmiyor ki yazılı ve görsel basında zam haberleri duyulmasın. Yılbaşından itibaren elektrik, doğalgaz ve akaryakıt başta olmak üzere, temel gıda maddelerinden-ulaşıma,sudan -yapı malzemelerine, kağıttan – kaleme , sebze-meyveden elektronik malzemelere ve her türlü tüketim ürünlerine gelen zam ,oransal olarak emekli,memur ve işçi maaşlarına yapılan artışın en az 3 veya 4 katıdır.
Hele, emeklilerin düşük maaşları düşünülürse , emeklilerin maaşlarında ki oransal artış emekliler açısından bir anlam ifade etmiyor.
Birde bunlara TÜİK’in hileli ,yani emekçilerin aleyhine açıkladığı enflasyon hesabını eklediğimizde, emeklilerin maaş artış oranı çok daha komik bir hal alıyor. Buradan TÜİK’e sesleniyoruz : Milyonlarca emeklinin vebali sizin yakanızda olacaktır. Yarın çocuklarınız; annem veya babam TÜİK’de çalışıyor demeye utanacaklardır.Pek tabii ,sorumluluğu olmayan TÜİK emekçilerini ayrı tutuyoruz.
Değerli arkadaşlar, mazot,benzin ve LPG’ye gelen zamlar bezdirdi. Bir zamanlar radyo tiyatroları vardı. Hatırlayalım proğramların adı arkası yarın idi.Yani o gün bir bölümü radyoda yayınlanan tiyatronun geri kalan bölümü bir sonraki gün yayınlanacağı hatırlatılırdı.
Şimdi akaryakıt zamları böyle oldu. Zam geliyor, geceyarısından geçerli diye. Arkasından sonraki zam haberleri ile karşılaşıyoruz.Yani arkası yarın geceyarısından geçerli olmak üzere şu kadar zam bekleniyor haberi hiç sekmiyor.Hadi merakla beklediğimiz geceyarısı mazot zammı yolda. Yani Antalya’da mazot ve benzinin litre fiyatı 30 liraya yaklaşmıştı.Şimdi litre fiyatının 31 lirayı geçeceği bekleniyor.Artık petrol zamları mizah konusu oldu. Zam bu gece mi, yarın gece mi diye merakla gözler televizyonlarda…
Yanlız hatırlatalım, bu defa ki merak öfkeden, bu defa ki merak çıldırtan merak. Bu defa ki merak sandık …Yani bu sefer iş ciddi. Bizden söylemesi.
Olacak iş değil.Son iki yılda 5 katına çıkmış petrol zammından bahsediyoruz. Ey yönetenler duyuyormusunuz? 5 kattan bahsediyoruz.
Petrole gelen her zam bütün kalemleri de tetikliyor. Uyarıyoruz; zamları durdurun ve geri çekin. Hele hele böyle akaryakıt zammı olamaz. Adeta halk felç olmuş durumda.Ünüversite öğrencilerimiz memleketlerine geri dönmek için yolcu bileti alamıyor. İnsanlar işlerine yaya gitmek zorunda kalıyor. Aracı olanlar kontak çeviremiyor. Nakliyat maliyeti ise cabası.
Elektrik ve doğal gaz zamları ise bardağı iyice taşırdı.
Evlerimizde karanlıkta ,tv ışığında oturmaya mahkum olduk. Elektriği kullanamıyoruz. Yetti gari…
Her türlü mal ve hizmete zam yapmakta tereddüt etmeyen iktidar, emeklilere yapılacak 3 kuruşluk artış için kırk dereden su getiriyor. Artık iflas etmiş AKP-MHP iktidarı ,yüzüne gözüne bulaştırdığı yönetme iradesinden çekilmelidir.Sağa sola caka satarak durumu kurtaramaz .
Değerli katılımcılar ,değerli basın emekçileri ; Bu meydandan iktidara sesleniyoruz: Temmuz’da yapılacak rutin maaş artışlarımızı insanca yaşanacak düzeye çekin. Temmuz ayında kurban bayramında verilecek olan bayram ikramiyesini asgari ücret seviyesine çekin. Yoksulluk sınırının on yedi bin lirayı geçtiği,açlık sınırının bugün yedi bin lirayı geçtiği,yarın daha nerelere çıkacağını tahmin edemediğimiz bir ortamda ,bizlere kayıtsız kalamazsınız. Her üç emekliden ikisi açlık sınırının yarısından ,evet yanlış duymadınız. Yokluk sınırı demiyoruz.Açlık sınırı diyoruz. Açlık sınırının yarısından az maaş alıyor. Hiç mi sıkılmıyorsunuz.
Ayrıca asgari ücretli kardeşlerimiz de geçinemediklerini ve kendilerini ifade etmeleri durumunda işlerinde olabileceklerini ifade ediyorlar.Ne hale geldik. Bu asgari ücretle geçim olmaz.
Asgari ücretle çalışanların maaşlarını güncelleyerek açlık sınırının üzerine çekin. Bu ücretlerle yaşanmaz.
Taleplerimiz çok insani ve gerçekçidir.
Tekrar ediyoruz. Sesimize kulak verin. Aksi takdirde bizden tepkisiz kalmamızı beklemeyin.Dahası, sendikalaşmamızın önünde ki engelleri kaldırın. Emeklilerle müzakere ederek, yaşam şartlarımızı birlikte kararlaştırmak en gerçekçi olanıdır. Zira siz dahil, birgün herkes emekli olacaktır.
Son sözümüzü Martin Luther King ile bitirelim. Martin Luther der ki :” Beni korkutan kötülerin baskısı değil,iyilerin kayıtsızlığıdır”.




