
Farkındaysanız eğitimciler, eğitim yazarları ”Andımız” tartışmasını uzaktan izliyor. Eğitimciler, taraflara bakarak tartışmanın pedagojiyle ilgili olmadığını görüyor. Eğitim Bakanı da böyle düşünüyor olmalı ki “mesele hukuki” diyerek meseleyi sorumluluk alanının dışında tutma yolunu seçti. Kişinin gündelik siyasetin neresinde durduğunu belli eden iki şıklı “Andımız” sorusunun kalsın mı, kalksın mı seçeneğinden birini işaretlemek, ortaya oynayan Ziya Selçuk açısından kolay olmasa gerek.
Okulu yeniden kazanmadan bir mahkeme kararıyla laikliğe, Atatürkçülüğe dönüleceğini veya Danıştay kararıyla bir mevziyi ele geçirdiğini düşünenler de var. Diyelim ki Andımız pedagojiyle ters düşmeyen, Türkiye’deki bütün halklara, Atatürk’e ve Atatürkçülüğe sadakati ifade eden bir motivasyon metni. İçinde ırkçılık yapılan, farklı inançları yok sayan, Atatürk ve Atatürkçülük bulunmayan, yalan yanlış bilgilerin öğretildiği okul kapısından girerken söylenmesinin kime yararı olacak. Bu yalanın büyüğü olmaz mı?
Vizyonunuz yoksa propagandayı vizyon sanırsınız
Girdiği her seçimi kazanmış bir iktidarın, son seçimde birkaç puan kaybetti diye vizyonunu değiştireceğini beklemek gerçekçi olmazdı. Fakat laikler, cumhuriyetçiler, ulusalcılar sanki partinin hükümet programını bekler gibi bir bürokrat olan Ziya Selçuk’un, iktidarın 16 yıllık vizyonunu değiştirebileceği beklentisine kapıldı. Neymiş efendim, altı doldurulursa devrim olurmuş! Adam vizyonunu niye değiştirsin! 16 yıl boyunca girdiği her seçimden sonuç almış bir siyasetçi bir bürokrata gel benim vizyonumu değiştir der mi, buna izin verir mi?
Tavuk yumurtasına gurka yatan hindi kadar saf bir toplumuz. Aklı başında, görmüş geçirmiş kimi solcuların bile Erdoğan’ın vizyonunu değiştirebileceğine inanıyor ve Eğitim Vizyon Belgesinde yeni bir şey söylediğini düşünüyor. Vizyon Belgesindeki okullar arası kalite farkını ortadan kaldırarak sınav sorununu çözme önerisini destekleyenlere rastladım. “Kalite”, nitelik karşılığı olarak kullanılıyorsa iyi, makul ve mantıklı bir yöntem; ama kardeşim kalitesi destekçileri tarafından sorgulanan İmam Hatip Ortaokulu, İmam Hatip Lisesi, imam hatipleşmiş üniversiteler dururken okullar arası kalite farkı nasıl ortadan kalkar düşünmez misin?
Ziya Selçuk’u anlıyorum, o, ürettiği mala müşteri arayan piyasa adamı. Erdoğan’ı da anlıyorum, o da insanlara inanmaları gereken yalanı söylemekten kaçınmayan bir siyasetçi. Anlamadığım tokatlanmış, ötekileştirilmiş, mezhebine, ırkına, cinsiyetine, kültürüne, fikrine hakaret edilmiş insanların 17. yılında iktidardan yeni bir vizyon bekliyor olmaları. Ziya Selçuk damak tadına hitap ediyor olabilir. Fakat iyi bir aşçı elinden çıkmış, bol malzemeli lezzetli yemek bulaşık kapta da yenmez ki!




