
Kartal Haziran meclisinin düzenlediği panel/forum yapıldı. Bülent Ecevit Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliğe yoğun katılım oldu.
Devrim ve demokrasi mücadelesinde yitirdiklerimiz için saygı duruşu ile başlayan etkinlik, Haziran Yürütme Kurulu Üyesi İlhan Cihaner’ sunumuyla başladı etkinlikte Cihaner; 1 Kasım’dan sonra RTE fiilen rejimi değiştirme söylemlerine devam ederek; anayasa değişikliğiyle birlikte başkanlık rejiminin hayata geçirilmesi gerektiğini yeniden ve sıkça dillendirdi.Önümüzdeki dönem tartışmalarından birincisi Anayasa tartışması olacaktır.Düşünce ve özgürlüklerden yana olan hiç kimsenin anayasa değişikliğine onay vermemesi, kesinkes hayır demesi gerekir.Kim bu fikre onay verirse ülkenin geleceğine ihanet edecektir. ikincisi ise dış ilişkilerle ilgili durumdur.Rus uçağının düşürülmesiyle birlikte gelişen süreçte milliyetçilik dozu yüksek açıklamalarda bulunuldu.Bu bir stratejik plandır, tuzaktır. Parlamentodakileri bu tuzağa çekme ihtimali çok yüksektir. Milli çıkarlar, birlik beraberliğimiz için vb. aldatmasıyla hükumetin yanındayız gibi yaklaşımlara tanık olduk.BU durum ülkede faşizmin kökleşmesine neden olacaktır.bu duruma cepheden karşı çıkmak gerekiyor.Bugüne kadar hiçbir şekilde etnik kimliğinden dolayı ezilen bir halkı sahiplenmeyen iktidar bir anda Türkmen katliamını bahane ederek bu kökleşmeyi besliyor.Türkmen üzerinden sadece onlara dönük bu yaklaşım tutarsızlıktır.Önümüzdeki dönem buradan görüyoruz ki AKP despotik tavrını meşrulaştırırken, milliyetçi söylemin arttığı bir hat oluşturacaktır.Laiklik tartışmalarına gelince CHP olarak bu süreçte sessiz kaldık.Bu durum gericiliğin derinleşmesine yol açtı.Şimdi hem laiklik için hem de faşizme karşı AKP ye karşı cepheden karşı çıkmak gerekmektedir.Üniversitelerde yasaklanan türbandan sonra gelinen noktada anaokulunda bile türban meşrulaştırılıyor.Yargıçların bile türban serbestisi tartışması olduğu şu günlerde mahkemelerdeki tarafsızlık görüntüsünü yok edecektir. AKP’nin oluşturmaya çalıştığı rejim İslami uygulamalar doğrultusunda şekillendiriliyor.Hem türban hem de bayrak üzerinden anti-laik,faşizan bir rejim oluşturuluyor. değerlendirmelerinde bulundu.
Kartal Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Aydoğan’ da yaptığı konuşmada; bugün ülkede sadece eğitim alanında değil toplumsal alandaki gerici uygulamalardan da bahsetmeliyiz. 1 Kasım sonrasında başkanlık-diktatörlük-tek adam rejimi tartışmalarıyla birlikte anaysa değişikliği konuşulmaya başlandı. Bir yanda gericileşme dalgası yayıldıkça beraberinde neoliberal politikaların da uygulaması 657 sayılı DMK’nın değiştirilmesi gündeme geldi.Türkiye bir kabuk değiştirme dönemindedir. Son yılların sihirli bir sözcüğü değişim/dönüşüm oldu.AKP düzeninde sadece siyasetin biçimi değil toplumda değişiyor, dönüşüyor.Sokak örgütlenmesi, sokak mücadelesi daha da fazla önem kazanıyor.AKP sadece kabuk değiştiren bir parti değildir artık, devlettir.Yargısıyla,medyasıyla,kurumlarıyla,şiddet araçlarıyla toplumu karanlığa sürüklemektedir.Suç ortaklarından birisi de sermaye sınıfıdır.Ülke saray ve sermaye çetesiyle yönetilmektedir.4+4+4 modelini getirirken dindar/kindar nesil yetiştireceğiz diye propaganda yaptılar.Dindar kısmını okullardaki uygulamalarda görmüştük fakat kindar kısmını Suruç’ta, Ankara’ da yaşananlar sonrası toplumsal tepkilerde gördük maalesef,,,stat,cenaze yuhalamaları…7 Haziran sonrası kindar neslin faşist örgütlenme modelini gördük.Mezhepçi faşizmin inşasının 4+4+4 ile edileceğini gördük.İmam hatipler her mahalleye yapılamıyorsa da var olan okulların içinde sınıf açılmasıyla da normal okulların imamhatipleştirildiğini gördük.Ya da müfredatların, ders kitaplarının,yardımcı kitapların içleri dini bilgilerle dolduruldu. Okullarda mescitler açıldı.Öğle tatilleri, ders programları namaz saatlerine göre düzenlendi.Tüm bunlara karşı 13 şubatta yapılan boykot güçlü bir karşı çıkışı örgütledi.Okullarda laik eğitim karşıtı uygulamalar dışında siyasi bir kadrolaşmada yaşandı.Okul müdürlerinin %94′ ü hükumete yakınlığı aş,kar olan EĞİTİM BİR SEN üyesi ve %50 den fazlasının da branşı din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği…
Anayasa tartışmalarında ise AKP çukuruna düşmemek , ikinci bir yetmez ama evet sürecinin yaşanmaması gerekir.ŞİMDİDEN BİR RET CEPHESİ OLUŞTURULMALIDIR. Anayasa tartışmalarına hiç girmemek lazım.Yoksa toplumsal muhalefet olarak baştan kaybederiz.
657 nin değiştirilmesi gündemdeyken yine bir AKP taktiğiyle karşı karşıyayız.Paralelle mücadele altında ambalajlanarak, paralellcilere ceza vereceğiz ama 657 buna engel oluyor şeklinde bir aldatmacayla toplumda bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Oysa ki amaç kapitalizmin ucuz iş gücünü karşılamaktır. Esnek çalışma, yarı zamanlı çalışma gibi aldatmacalarla iş güvencemizin ortdan kaldırılması gündemdedir.Toplumsal muhalefet olarak, sendiklaar olarak güvenceli iş güvenli gelecek için mücadele etmeliyiz. Değerlendirmelerinde bulundu.




