Muğla’da Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıldönümü etkinliği

Muğla’da Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıldönümü etkinliği

PAYLAŞ

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Eğitim-Sen Muğla Şubesi, 17 Nisan 1940’ta kurulan Köy Enstitüleri’nin 82’nci kuruluş yıldönümü anısına etkinlik düzenledi. Etkinlikte, Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi’nde bulunan 2 deneme bahçesine Türkiye genelinde bulunan 21 Köy Enstitüsü’nün isimleri verildi.

 

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Eğitim-Sen Muğla Şubesi tarafından Cumhuriyet’in en önemli projelerinden birisi olan ve okullara öğretmen yetiştirilmesi amacıyla 17 Nisan 1940’ta kurulan Köy Enstitüleri’nin 82. kuruluş yıldönümü anısına etkinlik düzenledi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş katıldı.

“Ben yeniden doğsam köy enstitüsünde okumak isterim” diyerek konuşma yapan Köy Enstitüleri mezunlarından Zeliha Korkmaz, duygularını şu şekilde anlattı:“Ben Antalya Aksu köy enstitüsü mezunuyum. 1945’de 3. mezunlardanım. Aslen Marmarisliyim. Sırasıyla Marmaris Orhaniye, Köyceğiz, Yatağan, Kötekli ve merkez Atatürk İlkokulunda çalıştıktan sonra 1982’de emekli oldum. İçimdeki o köy enstitüsünden aldığım ateş sönmedi, hız dinmedi. Köy enstitüleri anlatılamaz yaşamak lazım. Şimdi çok geride kaldı. Köy enstitüleri insan yetiştiren birer ışık kaynağı, bilgi ve beceri yuvası. Annenin çocuğuna verebileceği her bilgiyi veren, tarımdan sanata bir ömür yararlanacağı bilgileri sevgi, saygıyı veren büyük bilim yuvasıydı. Temiz eğitim yuvasıydı fakat ömrü yetmedi. Ben yeniden doğsam köy enstitüsünde okumak isterim. Köy enstitüsünde aldığım duygularla yaşıyorum. Yaşamımın temelinde köy enstitüsünden aldığım beceriler var. Anlatmakla bitmez. Bir yıldız kaydı geçti.”

Köy enstitülerin kapatılmasına dikkat çeken Eğitim-Sen Şube Başkanı Birdal Savran ise Köy Enstitüleri; sorgulayan, üreten, yaratan, düşünen, aklı ve bilimi kullanan çağdaş bireyler yetiştirerek Anadolu aydınlanmasını günümüze taşımış, ömrü ne yazık ki kısa olmasına rağmen bilim ve kültür dünyamıza katkı sağlayan aydınlar yetiştirmeyi başarmıştır.

Köy Enstitüleri, öğrenci ve öğretmenin kimi zaman birlikte harç kardığı, kimi zaman birlikte ağaç diktiği, kısacası yaşamı umutla ürettiği, hayatın içinde, eşitlikçi bir eğitim deneyimi olarak ufkumuzu aydınlatmıştır.

Köy Enstitüleri’nin kapatılması, Türkiye’nin çağdaş, laik ve bilimsel değerlerle buluşması ve aydınlanma sürecinin ciddi anlamda kesintiye uğramasına neden olmuştur. Geçmişte Köy Enstitüleri’ni kapatan ve yarattığı tüm olumlu izleri silmeye çalışanlar, bugün laik bilimsel eğitime savaş açarak, karma eğitim uygulamalarını kaldırmak isteyerek eğitim sistemini dinselleştirmeyi ve ticarileştirmeyi hedeflemekte, eğitim sistemini iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmek istemektedir

Eğitim Sen Ve Eğitim Sen Üyesi Eğitim Emekçileri Laik Eğitim İçin Mücadeleyi Her Koşulda Sürdürdüler Ve Sürdürmeye De Devam Edecekler

• Laik eğitim mücadelesi, öğrencilerin inançlarından dolayı ayrımcılığa uğratılmaması mücadelesidir

• Laik eğitim mücadelesi, okulların dinsel dogmanın, ezberin ve atıl bilginin değil, bilimin sanatın ve birlikte kardeşçe yaşamanın deneyimlendiği alanlar olması mücadelesidir.

• Laik eğitim mücadelesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması mücadelesidir.

• Laik eğitim mücadelesi, yoksul aile çocuklarının geleceksizleştirilmesine karşı çıkma, onları tarikatların pençesinden kurtarma mücadelesidir.

• Laik eğitim mücadelesi, bilimi, sanatı ve felsefeyi savunma mücadelesidir.

• Laik eğitim mücadelesi, okullarda kendi aklının efendisi olan bireyler yetiştirme mücadelesidir.

• Laik eğitim mücadelesi itaatkâr bireyler değil, sorgulayan bireyler yetiştirme mücadelesidir.

• Laik eğitim mücadelesi, eğitimi kamusal, bilimsel ve nitelikli hale getirme mücadelesidir.

Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 82. yılında bu eğitim kurumlarının kuruluş amacını ve mantığını sahipleniyor ve aydınlanma ateşini taşıyan, demokratik öğretmen hareketinin ülkemizde gelişmesine büyük katkılar sunan tüm Köy Enstitülü eğitim emekçilerine şükranlarımızı sunuyoruz şeklinde konuştu.

Köy enstitülerinin sadece 14 yıl açık kaldığını, 1954 yılında kapatıldığını ifade eden Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, Köy Enstitüleri’nin köylünün üretmesi için çok önemli bir misyon üstlendiğini söyledi. Köy Enstitüleri’nin eğitim sistemi ile dünyada direk olarak eşleşen başka bir eğitim sistemi olmadığını ifade eden Gürün, şunları söyledi: “Köy Enstitüleri’nin 82. kuruluş yıl dönümünde hala onu büyük bir özlemle anıyoruz. Çok büyük ve etkin bir sistem. Bizler, Köy Enstitüleri neden 14 yıl açık kalmış, niye ortadan kaldırılmış gibi konuları tartışmak yerine, köy enstitülerinden çıktı olarak nasıl bir sitemi kurmamız gerektiğini düşünmeliyiz. O yokluk içerisinde bunu düşünen ve köy enstitüleri ile ülkeye çok değerli yazarlar, çizerler ve politikacılar yetiştiren bu sistemi nasıl çağdaş bir şekilde revize edebileceği ile ilgili fikir üretmemiz gerekiyor ve hayata geçirmemiz gerekiyor.”

Konuşmaların ardından Menteşe Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi’nde yer alan ‘Dünden Bugüne Köy Enstitüleri Halk Bahçesi’ne Türkiye’deki 21 köy Enstitüsünün isimleri verildi.