“İnsanlık Vicdanı Daha Fazla Kanatılmamalıdır”

“İnsanlık Vicdanı Daha Fazla Kanatılmamalıdır”

PAYLAŞ

11 Aralık 2015  Trabzon Barosunda sonuç bildirisinin  imzacı kurumların katılımı ile Suriyeli Mülteciler Sorunlar ve Çözüm Önerileri Çalıştayı gerçekleştirilmiş olup sonuç bildirgesi düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşıldı. Katılımcı kurumlar adına Kesk Trabzon Şubeler Platformu Sözcüsü Muhammet İkinci’nin okuduğu sonuç bildirgesi aşağıdaki gibidir.

SURİYELİ  SIĞINMACILAR, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRİSİ

“İnsanlık Vicdanı Daha Fazla Kanatılmamalıdır”

Suriye’de yaşanan-yaşatılan ve bugün insani bir trajediye dönüşen iç savaşın başlamasının üzerinden yaklaşık  5 yıl geçti. 10 Binlerce insan yaşamını yitirdi, daha da fazlası yaralandı. Milyonlarca insan  yurtlarından edilerek başka ülkelere göç etmek zorunda bırakıldı. 2 milyonu aşkın insan  ülkemize giriş yaparak kentlerimize yayıldı. Bugün şehrimizde  resmi makamlarca sayısının  1300 olduğu ifade edilen,  ancak sağlıklı şekilde kayıtlarının tutulmadığı anlaşılan, çok zor koşullar içinde yaşamaya çalışan insanlar var. Bu ağır ve karanlık tablo sürdürülemez. İnsanlık vicdanı kanamaktadır.

Biz aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak bu sorunun kaynağında yer alan dış politika tercihlerinin sürdürülemez olduğu olduğunu ifade ediyoruz. Hepimizin gözleri önünde cereyan eden insanlığın bu içler  acısı durumuna karşı kayıtsız kalmamayı insani ve vicdani bir sorumluluk olarak görüyor, sorunun takipçisi olacağımızı belirterek, tüm kamuoyunu duyarlılığa davet ediyoruz.

Giderek ağırlaşan bu sorunun ivedilikle çözümü için;

  • Valilik bünyesinde ilgili diğer kurumların katılımıyla kurulacak bir birim vasıtasıyla  sığınmacılar etkili şekilde kayıt altına alınarak veri bankası oluşturulmalı ve takip sistemi geliştirilmelidir.
  • Bu birim aracılığıyla durum ve ihtiyaç analizi yapılarak STK ve halkın katılımına açık bir yardım kampanyası düzenlenmelidir.
  • Şehirde mevcut bütün sığınmacılar bir an önce sağlık taramasından geçirilerek kayıt altına alınmalı, gerekli sağlık hizmetlerine erişim sağlanmalı, toplum sağlığı açısından risk teşkil eden olası bulaşıcı  ve salgın hastalıkların önüne geçilmelidir.
  • Çocukların beslenme yetersizliği ve aşı noksanlığı nedeni ile ortaya çıkabilecek sağlık sorunları için acil önlem alınmalı, kayıt-takip sistemi geliştirilmelidir.
  • Eczacılar Odası ile belli bir protokol oluşturularak sığınmacıların ilaç talepleri karşılanmalıdır.
  • Ağır kış koşulları da dikkate alınarak ivedilikle barınma sorununu çözecek adımlar atılmalıdır. Bu konuda prefabrik konutlardan bir  kamp oluşturulabileceği gibi  kamuya ait pansiyon ve yurtlardan yararlanma yoluna gidilebilir.
  • Sığınmacıların beslenme sorunu için belediye tarafından günde bir öğün sıcak yemek verilmelidir.
  • Suriyeli sığınmacıların büyük çoğunluğunun kadın ve çocuk olduğu dikkate alınarak her türlü sömürü ve istismarın önüne geçecek önlemler alınmalıdır.
  • Sığınmacılara psikososyal destek hizmeti verilmelidir.
  • Sığınmacıların topluma entegrasyonu için belediye ve halk eğitim merkezi bünyesinde dil ve meslek kursları açılmalı, yaşamlarını idame ettirebilmeleri için istihdam olanağı yaratılmalıdır.
  • Bu insani dram karşısında belediye ve valilik tarafından toplumun duyarlılığını ve farkındalığını artıracak sosyal çalışmalar yapılmalı,
  • Toplumda bir güvensizlik, tehdit algısı ve ayrımcılık duygusunun filizlenerek uç vermesine engel olunacak bir çaba içine girilmelidir.
  • Valilik, belediye ve sağlık kuruluşları bünyesinde tercüman istihdam edildiği danışma birimleri oluşturulmalıdır.
  • Sağlıklı bir kamuoyu yaratılması için toplum ile sorunun tüm boyutlarına ilişkin eksiksiz, şeffaf, güvenilir ve düzenli bir bilgi paylaşımı sağlanmalıdır.

KESK, TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ, TRABZON ESNAF VE SANATKARLAR ODALARI BİRLİĞİ, TÜRKİŞ İL TEMSİLCİLİĞİ, KAMUSEN İL TEMSİLCİLİĞİ, EĞİTİM İŞ, TRABZON BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU, TRABZON BAROSU İNSAN HAKLARI EĞİTİM MERKEZİ,  İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI, TRABZON ZİRAAT ODASI, ÇYDD, ADD, İHD,KARKAD-DER, TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ, KADIN ERKEK BİRLİKTE SOSYAL EŞİTLİK DERNEĞİ