Hayatlarımızın Kararmasını İstemiyoruz (İbrahim DAMATOĞLU)

Hayatlarımızın Kararmasını İstemiyoruz (İbrahim DAMATOĞLU)

732
PAYLAŞ

Üzülerek belirtmek isterim ki, çok büyük bir risk grubunda bulunan PTT iş kolumuzda çalışanlarımızda pozitif COVID_19 vakaları hızla artmaktadır. Şimdilik tek umudumuz bu pandemi durumunda daha vahim ve acı haberlerin gelmemesidir.

Oysa, henüz daha ülkemize sirayet etmediği dönem de yani Ocak ayında bu ciddi pandemik tehlike için Posta ve Telgraf Teşkilatı’nı (PTT) sendikamız KESK Haber-Sen olarak üzerimize düşen görev sorumluluğumuz gereği defalarca kuruma yazdığımız yazılar ile ayrıca sendikamız yöneticilerinin yaptığı açıklamalar ile uyarmış, iş kolundaki bir sendika olarak da acil alınması gereken önlemleri ve taleplerimizi dile getirmiştik. Fakat PTT yönetimi, bir çok Avrupa ülkesinde ki gibi sendikalar, odalar ve konu hakkında uzman kurumlarla uzun bir süre ortaklaşmadı. Ortak akılı devreye sokmadı bir türlü ve uyarıları dikkate almadığı gibi yıllardır eksik personelle aksak bir şekilde kamu hizmeti görmeye uğraş verirken, böylesine ciddi bir salgın döneminde, çalışanlarına yeni yeni görevler yükledi ve organizasyonu profesyonelce kuramayarak, kurumdaki çalışma hayatını ve personelin güvenini kazanmayı da beceremedi.

PTT bir çok devlet kuruluşuyla ortaklaşarak yapılabilecek bazı görevleri, üstelik salgın döneminde adeta bir süper güçmüş gibi üstlenerek, kendi çalışanını bir kez daha ezdi. Telafisi mümkün olmayan bir hataya girdi. Dayanışma, moral motivasyon, koruyucu ciddi önlemler, personelinin sağlık durumu, salgınla ilgili şeffaf bilgilendirme ve eğitim yerine, tüm PTT emekçilerine olağanüstü bir dönemde olmamıza rağmen baskı ve tehdit yolunu tercih etti. Böylesine sıkıntılı bir dönemde bir çok personelini de çalışma koşullarını eleştirdikleri ve alınması gerekli koruyucu önlemleri talep ettikleri için cezalandırdı. Ne diyelim, çağdaş, modern, insan haklarının pik yaptığı, demokrasinin parladığı denilen bir yüzyıl olan 21.yüzyılda PTT bunları yaşattı emekçilerine.

Oysa bu asırlık kurumun güzide emekçileri hayatlarının tıpkı sağlık emekçileri gibi büyük bir risk altında olduğunu bildikleri halde ve ilk başlarda ciddi hiç bir koruyucu önlem alınmadan gişelerde yüzlerce insanla temas halinde kaldılar, mesai saatleri boyunca banknot ve madeni paralar ile temas ettiler, Dağıtıcılar ise iş yükü altında ezilmeleri cabası iken ortalama 100-150 konuta ulaşarak kargo ve posta dağıtarak yine insanlarla temas halinde kaldılar. Koronavirüsün yükseldiği ve vaka ile ölüm oranlarının arttığı süreçte, kurum geç kalınmış bir karar da olsa bir takım önlemleri yine ani bir refleks gösteremeyerek, zaman da kaybetmiş şekilde kademe kademe eksikte olsa almaya başladı ama yinede çok yetersiz kaldı. Yaklaşık beşbinin üzerindeki işyerlerine zamanında bir programlama ve planlama yapmadığı için yetişemedi ve çok ciddi sağlık ve koruyucu önlemlerde geç kalındı. Edindiğimiz bilgilerden halen bir çok PTT merkez müdürlüklerinde basit koruyucu malzemelerin dahi sınırlı sayıda olduğudur.

Bizler, bu çalışma koşullarının çok riskli ve hayati tehlike olduğunu söyledikçe, sanki aklımızla dalga geçer gibi Dağıtıcıları Cumartesi ve Pazar günleri gece geç saatlere kadar çalıştırdılar. Koruyucu izole kıyafetleri olmaksızın konut konut, mahalle mahalle, sokak sokak dolaşarak yurttaşlarla temas kurdular, doğru düzgün istirahat edemeden, ertesi gün sabah başlayarak yine aynı konutlara kargo ve posta dağıttılar. Benzer, korunaksız çalışma koşulları Uluslararası Posta ve Kargo merkezleri ile ülkenin dört bir yanındaki Posta Dağıtım ve Toplama müdürlüklerinde de yaşandı.

Sonuç olarak, keşke haksız olsaydık, keşke ön görülerimizde yanılsaydık, keşke PTT yönetimi işin başında bizi dinleseydi taleplerimizin en azından bir kısmını uygulasaydı diyoruz. Ama maalesef kurumumuzda durum hiç açıcı değil, oluşturduğumuz bir ağ ile sürekli ülkemizdeki PTT işyerlerindeki koronavirüs hadiselerini her yönüyle yakından takip ediyoruz. Kurumda pozitif COVID_19 vaka sayısı hızla artmakta, karantinaya alınma sayısı ise çok fazla durumda, bunlardan tamamı olmayan bazı işyerlerinde durum sürekli değiştiğinden bu gün için sadece bazı PTT işyerlerinde sayılar şöyledir.

İstanbul’da Kadıköy PDM: 1 pozitif, 14 ev karantinası, Uluslararası Posta İşleme Merkezi (UPİM) 11 pozitif, 140 ev karantinası, Aksaray: 1 pozitif, karantina belli değil, Zeytinburnu: 2 pozitif, karantina belli değil, Bağcılar PDM: 1 pozitif, karantina belli değil, Şişli PDM: 1 pozitif, 2 karantina, Beşiktaş PDM: 1 pozitif, karantina belli değil, Kağıthane PDM: maaş dağıtımındaki polisin pozitif çıkmasından dolayı 2 karantina, Aksaray: 1 pozitif, karantina belli değil, İstanbul PTT Başmüdürlük: 1 pozitif, bunun yanında İstanbul’da, 11 pozitif PTT emekçisi daha bulunmakta. Upimdeki bir arkadaşımız solunum cihazına bağlı. 1 arkadaşımızda entube durumda. Diğer bazı iller de ise; Bartın: 2 karantina, Zonguldak: 1 karantina, İzmir PİM: 3 pozitif, karantina belli değil, Buca: 1 pozitif, tüm merkez karantina, Samsun: 1 Karantina.
Van Erciş: 2 pozitif, merkez komple karantina. Burada 1 arkadaşımız yoğun bakımda,Ordu Uluğbey: 2 karantina, merkezin durumu belli değil. Buraya sığdıramayacağımız bir çok il, ilçe ve belde bulunmaktadır.

PTT’de durum çok ciddi bir vaziyette. Zaman kaybetmeden, yanlıştan dönülmeli ve insan hayatını özne edinen olağanüstü hayati önlemler ve kararlar insanlık namına alınmalı. Şu an için çok acı bir haber almamış olsak da, kurumu ve toplumu daha fazla germeyecek, mantıklı ve bilimsel tedbirler ışığında bir an önce hayat kurtarıcı yol almalıyız. Bir insan hayatı, milyonlarca kargo gelirinden, milyarlarca kar etme hedefinden daha değerlidir. Bir can bile kaybetmeye bizlerin tahammülü olamaz. Çünkü bu çok ağır bir vebal olur herkes için.

İbrahim DAMATOĞLU
KESK Haber-Sen MYK Üyesi
Genel Örgütlenme Sekreteri