GÜVENCESİZ ÇALIŞMA VE KAMU EMEKÇİLERİNİ BEKLEYEN TEHLİKE – Güven Türkay

GÜVENCESİZ ÇALIŞMA VE KAMU EMEKÇİLERİNİ BEKLEYEN TEHLİKE – Güven Türkay

PAYLAŞ

AKP Hükümeti, iş güvencesini ortadan kaldırarak, sözleşmeli çalışma sistemini hayata geçirmek için 657 sayılı memurlar kanununda değişiklikler yapacak. İşçi sınıfının görece kazanılmış haklarını elinde tutan kamu emekçileri, çıkarılacak bu yasalara karşı güçlü bir direniş göstermek zorundadır. Aksi takdirde kazanılan haklar kaybedilecektir.

Kamu emekçilerinin kaybedeceği haklar ve yeni çalışma sistemi hakkında güvencesiz çalışan biri olarak nacizane katkı sunmak isterim. Güvencesiz çalışma nedir? Çalışma koşulları nelerdir? Kamu emekçilerini bekleyen tehlikeler nelerdir?

-Güvencesiz Çalışma Sisteminde

*Ucuz iş gücü ve emek sömürüsü yoğun yaşanır.

*Her an işten atılma tehlikesi vardır.

*Sendikal haklar askıya alınır, örgütlenmeye izin verilmez.

*Yaptığınız iş, ne kadar sürekli ve asli olsa da 20 yıl çalışsanızda geçicisinizdir.

*Görevde yükselme hakkı yoktur.

*İşten çıkarılma, amirin iki dudağı arasındadır.

*Hiçbir şekilde özlük ve sosyal haklar yoktur.

*Mobbing(Psikolojik taciz), yoğun bir şekilde uygulanır. İspat edemediğiniz gibi size karşı ön yargı oluşturulur.

*Vereceğiniz dilekçe veya açacağınız dava, büyük ihtimalle yok hükmünde değerlendirilir. İşleme konmaz. Konsa bile dikkate alınmaz. Dikkate alınsa bile kanun önünde kaybedilir.

*Tayin hakkı yoktur.

*Mesai saatleri dışında çalıştırılma vardır. Fakat fazla mesai ödemesi yoktur. İşin bitmesi esas olduğu için insani ihtiyaçlarınız görünmezden gelinir.

*Mücadele etmek isterken karşınızda size engel olmak isteyen güvencesiz çalışanları bulacaksınız. Sistem, kendisinden önce karşınıza çalışma arkadaşlarınızı koyar.

*Esnek çalışma saatleri vardır. Hafta sonu veya akşam saatlerinde çalıştırılabiliyorsunuz.

*Performans uygulamaları vardır. Çalışanlar arasında iş barışını bozan bir rekabet yaratılır.

*Yeri geldiğinde kendi bilgisayarın veya telefonunla çalışman istenir.

*Angarya çalışma, anayasaya aykırı olmasına rağmen bu çalışma sisteminde istihdam biçimi olarak kendine yer bulmuştur.

*İnsanca yaşayabilecek bir ücret alamazsınız. Maaşınız, her daim açlık ve yoksulluk sınırlarının altındadır.

*Onur ve İnsanlık gibi kavramlar bu çalışma sisteminde hoş karşılanmaz. Minnet ve acıma gibi dini argümanlar, bu istihdam biçiminin temel duygularıdır.

kravat

Biz güvencesiz çalışanların kısaca, kölelik sistemi dediği bu istihdam biçimi, kamu emekçilerini beklemektedir. Yazılanlar veya yaşananlar sadece bu kadar değildir. Kadını, annelik bahanesiyle eve kapatmak isteyen, kiralık işçi yöntemiyle işçi sınıfına saldıran bir zihniyetle karşı karşıyayız. Hükümetin yapmak istediği tamda bu kölelik sistemini getirmektir; Az maaşa çok iş, itiraz etmeyen boyun eğen kapıkulu askeri yaratmaktır.

KESK’i yaratan mücadele pratiği, kamu emekçilerine ışık tutmalıdır. Kazanılmış hakların alınmak istenmesine karşı örgütlü birleşik bir mücadele zemininde saf tutmalıyız. İşçi sınıfına düşman olan bir iktidara karşı birleşik bir emek hareketini büyütmeliyiz.