Geleceğimiz için TAMAM – Feray Aytekin Aydoğan – Eğitim Sen Genel Başkanı

Geleceğimiz için TAMAM – Feray Aytekin Aydoğan – Eğitim Sen Genel Başkanı

PAYLAŞ

Bir öğrencinin bakışına, gülüşüne ve yaşamına dokunan; gelecek nesillerin hayallerine, umutlarına umut olan, ses olanlarız. Bir ülkenin geleceğini ilmek ilmek dokuyanlarız.

Öğretmenler, akademisyenler, eğitim ve bilim emekçileri olarak bizleri bu meslekte tutan temel şey; aldığımız ve nasıl harcayacağımızı bilemediğimiz yüksek ücretlerimiz mi, kendimizi güvende ve değerli hissetmemizi sağlayan eğitim sistemimiz mi, elimizden yalnızca bu işin gelmesi mi?

Yıllardır, emeğimizi görünmez kılan, fedakârlıklarımızı yok sayan ve en önemlisi yaptığımız işi küçümseyen tavırlarla karşılaştık. Hakkımızda ihbar hatları kuruldu, suçsuzluğumuzu ispata zorlandık. Şiddete uğradık, yaralandık hatta öldürüldük. Hayatında bir kere dahi sınıfa girmemiş, öğrencilerle göz göze gelmemiş, yetkililerin belirlediği politikalara, mesleğimizi itibarsızlaştıran açıklamalara maruz kaldık. Ancak bizler, öğrencilerimize, çocuklarımıza, topluma, insanlığa karşı, en önemlisi de kendimize duyduğumuz sorumluluk nedeniyle, her türlü fedakârlığı yapıp, her türlü zorluğun üstesinden geldik. Mesleğimizi insanlık onuruna yaraşır şekilde yerine getirebilmek için çalışıp durduk.

16 yıl süresince sınav sistemi 6 kez değişti. Her çocuğun istediği okulda eğitim görme hakkı vardır. Sınav dayatması da öğrencilerin tercih sayısı/okul(ev) adresi üzerinden de zorunlu okul türü dayatması da eğitim hakkı ihlalidir. Artık yeter! Çocuklarımızın, öğrencilerimizin hayallerinden elinizi çekin.

Peki, bizler gerçekten ne istiyoruz?
»Performans sisteminin uygulanmayacağının açıklanmasını istiyoruz. Performans sisteminin sadece performans denetimi olmadığını bu uygulamanın hepimizin haklarını geri dönülemeyecek şekilde olumsuz etkileyeceğini biliyoruz.

»Mülakat, güvenlik soruşturması değil liyakat istiyoruz. Bizler, siyasi iktidarda kim olursa olsun hükümetlerin, öğrencilerimizle, velilerimizle ve meslektaşlarımızla aramıza girmesini istemiyoruz.

KHK’lerle yaşatılan hukuksuz ihraçlara karşı bir an önce hukukun işletilmesini,arkadaşlarımızın,üyelerimizin göreve iade edilmesini istiyoruz. Bu zulmü yaşatanlar unutmasın ki her KHK’linin aileleri ile birlikte ellerinden alamadığınız oy hakkı var!

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmesini, başta iş güvencesi olmak üzere tüm haklarının iade edilmesini istiyoruz.

»Ataması yapılmayan öğretmenler sorununun çözülmesini, ataması yapılmayan öğretmenlerin atamasının gerçekleştirilmesini istiyoruz. Hem memleketin çocukları için, öğrencilerimiz için hem de yaşamlarının en güzel dönemlerinde “Yaşama dair umudumu kaybettim” diyen ataması yapılmayan öğretmenlerin gelecekleri, hayalleri için bu sorun bir an önce çözülmelidir.

»3600 ek göstergenin yaşama geçirilmesini, vergi dilimi üzerinden hak ve ücret kayıplarının sonlandırılmasını istiyoruz.
Dünyada eğitimde başarılı olan ülkelere baktığımızda eğitim ve bilim emekçilerinin ekonomik anlamda en iyi ücretlere, maaşlara sahip olduğu bir gerçekliktir. 3600 ek gösterge hayata geçirilmeli, vergi dilimi üzerinden hak kayıpları sonlandırılmalıdır..

»Eğitim ve bilim emekçilerine ilişkin artan şiddet olaylarına karşı koruyucu önlemler alınmasını, eğitim ve bilim emekçilerini hedef haline getiren söylemlere son verilmesini istiyoruz.

»Bütçede en büyük payın eğitime ayrılmasını, özel okullara teşvik değil devlet okullarına ödenek istiyoruz.

»Ortaöğrenime geçiş sisteminde adrese dayalı ve sayısal tercih sınırlaması dayatmasından vazgeçilmesini,proje okul uygulamasına son verilmesini istiyoruz.

»Eğitim kurumlarının dini yapılara,özele devretme uygulamalarına bir an önce son verilmesini ve tüm öğrencilerimiz için laik ve bilimsel eğitim istiyoruz.

Biz eğitim ve bilim emekçileri; sorunlarımızın çözümünün yalnızca ve yalnızca bizlerin ortak mücadelesi sonucunda olacağını geçmişimizden,mücadele tarihimizden biliyoruz.Ve aslında bu çağrı ülkeyi yönetmeye ‘aday’ olanlara değil,eğitim ve bilim emekçilerine,velilere bir çağrıdır.Bizler haklarımızı kazanabiliriz.

‘Her çocuk için kavga etmeye değer!’ diyerek; kamusal, bilimsel eğitimi kazanabiliriz. Birlikte başarabiliriz…

24 Haziran’da eğitim ve bilim emekçilerini, velilerimizi, öğrencilerimizi yok sayanlara inat; umudu büyütmek, örgütlemek; haklarımıza, öğrencilerimize, geleceğimize sahip çıkmak için artık T A M A M diyoruz.