
EĞİTİM-SEN İstanbul 5 Nolu Şube üyeleri “Yeter Artık! İnsanca Yaşanacak Bir Ücret Artışı İstiyoruz! GEÇİNEMİYORUZ!” diyerek Kartal Meydanında basın açıklaması gerçekleştirdi.
Emekçiler milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisinin sesi olacağız, Krizin faturasının emekçilere yıkılmasına karşı alanlardayız derlerken , EĞİTİM-SEN İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Özer Tuncer tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;
Mayıs ayı resmi enflasyon verileri açıklandı. Siyasi iktidarın aparatı haline gelen TÜİK vasıtası ile açıklanan verilere göre, resmi enflasyon, Ali Cengiz oyunlarıyla, takla attırılan rakamlara rağmen bile, son yirmi beş yılın en yüksek seviyesine çıkmış bulunuyor.
Biz öğretmenler, eğitim emekçileri, daha fazla çalışıp daha az kazanıyoruz. Her yıl gelirimizi dengelemek giderlerimizi karşılayabilmek için; kurslar, egzersizler, ek çalışmalar ve hafta sonu sınav görevlerinde çalışıyoruz ama geçinemiyoruz. İnsanca yaşanacak ücret talep ediyoruz.
Enerji faturaları, gıda enflasyonu, ulaşım zamları, kira ve konut fiyatlarındaki olağanüstü artışlar ve diğer temel ihtiyaçlara getirilen zamlar, milyonlarca dar gelirli yurttaşın kâbusu olmuştur.
Temmuz ayına gelirken TÜİK verilerinin gerçekliği yansıtmadığını hepimiz biliyoruz.
Yaşanan gerçek enflasyonun en az %130 olduğu mevcut koşullarda, tüm işçiler, asgari ücretliler, emekliler, tüm kamu emekçileri gibi biz öğretmenler de açlık sınırının altında gelir ile yaşamaya çalışıyoruz.
Ulaştırma enflasyonundaki artış yıllık %107,62 olurken özelikle kamu emekçileri olarak aralarında bizlerinde bulunduğu dar gelirli tüm kesimler için en önemli kalem olan gıda enflasyonu ise yıllık %91,63’e tırmanmıştır.
Öte yandan bu ay açıklanan TÜİK rakamlarındaki 6 milyon kamu emekçisine ve emeklisine temmuz ayında ödenecek olan altı aylık “enflasyon farkını” düşük tutmak için başvurulan hilelere bir yenisi daha eklendi.
Enflasyon rakamları hangi mal ve hizmette ne kadar artış olduğunu gösteren sepet açıklanmadan kamuoyu ile paylaşılmıştır. Böylece zaten en başından beri şaibeli olan resmi enflasyon verileri inandırıcılığını tamamen kaybetmiştir.
MEB ise sorunlarımızın çözümü yerine ‘’öğretmen düşmanlığı’’ anlamına da gelen meslek kanununu ile siyasi iktidarın politikaları sonucu ortaya çıkan ekonomik sıkışmışlığımızı kullanarak öğretmenleri birbiriyle rekabete sokuyor, ayrıştırma yöntemiyle sorunlarımızı görünmez kılmaya, yan yana gelişimizi engellemeyi hedefliyor.
Akp-mhp iktidarı yaşanan ekonomik krizi unutturmak, işçilerin ve emekçilerin taleplerini bastırmak için tekrar güvenlik ve savaş politikalarına sarılmaktadır.
Bizler hakkımız olanı istiyoruz ve tüm emekçileri insanca yaşamaya yetecek bir maaş için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Elektrik-Gaz-Buhar ana kaleminde yıllık üretici enflasyonu tam %360,3, enerji ana kaleminde ise tam %300,16 artmıştır. Üretici enflasyonundaki bu olağanüstü artış tükettiğimiz her şeyin önümüzdeki günlerde daha zamlanması demektir. İçinde bulunduğumuz durumun vahametini ortaya koymak açısından bugünkü gelirimiz ve bölgemiz kira ortalamalarını sizlerle paylaşıyoruz.
Yeni başlayan sözleşmeli öğretmen maaşı; 6.631 tl
20 yıl çalışan öğretmen; 7.883 tl
Ücretli öğretmen tam zamanlı çalışma geliri; 3.061tl
Okulların temizlik vb görevlileri Ekim –Mayıs ayları boyunca; 4.252 tl (geçici istihdam)
Buna karşılık bölgemizde Kira ortalaması 4.500 ile 10,000 TL arasındadır.
Ev sahipleri birçok arkadaşımızdan, kiraların güncellemelerini ya da evleri boşaltmalarını istemektedir.
Bu şartlar altında emekçiler tüm gelirinin dahi karşılayamadığı kiralara karşılık gelirinin çok büyük kısmını vermeyi planlayarak okullarından uzak bölgelerde ev arayışına girmiş durumda. Ancak ulaşımdaki %107’lik enflasyonla bu da bir çözüm olmaktan çok uzakta duruyor.
Yeni atanacak arkadaşlarımızınsa neyle karşı karşıya kalacaklarını tahmin etmek hiç zor değil. Bizde durum buyken geçtiğimiz eylül ekim aylarında çokça gündem olan üniversite öğrencilerinin barınma sorunları bu kira artışlarıyla birlikte değerlendirildiğinde barınma sorununun önümüzdeki yılın en büyük sorunlarından biri olacağı ortadadır
Yetkilileri buradan uyarıyoruz!!!
Öğrencilerin barınma sorununa çözüm üretilmediği taktirde eğitim haklarının ellerinden alınması anlamı da taşıyacak.
Yıllardır öğrencilerin barınma sorununa çözüm üretmeyenler, denetimsiz tarikat ve cemaat yurtlarının yayılmasına izin vermiş, ekonomik sorunlar yaşayan öğrencileri dini cemaatlerin kucağına itmiştir.
Konfederasyonumuzun araştırma birimi KESK-AR verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı (kira hariç) 6 bin 74 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 19 bin 785 TL’ye ulaşmıştır. Dolayısıyla beş aylık resmi enflasyon % 35,64 olsa da bizim aynı dönemde yaşadığımız hayat pahalılığı en az %70’tir.
Tüm bunlara rağmen siyasi iktidar 6 milyon kamu emekçisine ve emekliye temmuz ayında verilecek “enflasyon farkını” düşük tutmanın derdindedir.
Hem “resmi enflasyon rakamları gerçekçi değil, hem de enflasyon oranında zam sıfır zamdır” gibi cümleler kuran ve bugün maaşların aylık resmi enflasyon oranlarına göre artırılmasını talep eden, tüm uyarılarımıza rağmen, TİS görüşmelerinde anlaşarak bu oranlara bizi mahkûm eden Memur-Sen her fırsatta siyasal iktidarın yanında, oyalama talepleriyle emekçinin karşısında durarak bugünkü fakirleştirilmemizin ortağı olmuştur
2011 yılından itibaren iktidarın gücüne dayanarak büyüyen sendikacılığın utancı MEMURSEN büyüdükçe biz emekçilerin geliri küçüldü.
Onlar yetkilendikçe biz kamu emekçileri kaybediyoruz. Artık açlık sınırının altındayız.
Memur-Sen’i bir daha uyarıyoruz… Resmi enflasyon oranında zam talebi ‘0’ zam dahi değil, reel anlamda alım gücünü eksiltmeyi onaylamaktır.
Temmuz ayı maaş artışlarının gerçek enflasyon oranında olması için,
Herhangi bir sendikaya üye olsun ya da olmasın, tüm eğitim emekçilerini, kamu emekçilerini, insanca yaşamaya yetecek, bir maaş talebi hakkımıza sahip çıkmaya, emeğin haklarını korumak için birlikte mücadele etmeye çağırıyor
Eğitim –Sen ve Kesk’te birleşmeye davet ediyoruz.
Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!




