Eğitim Denetimi ve Müfettişler

Eğitim Denetimi ve Müfettişler

PAYLAŞ

652 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla Danışma ve Denetim Birimlerinden biri olan Teftiş Kurulu Başkanlığı kaldırılarak danışma ve denetim birimi olmaktan çıkarılmış, hizmet birimlerden biri olarak Rehberlik ve Denetim Başkanlığı haline getirilmiştir. Bakanlık Müfettişi ve Eğitim Müfettişi adları değiştirilerek Bakanlık Müfettişi yerine Eğitim Denetçisi, Eğitim Müfettişi yerine İl Eğitim Denetmeni adları verilmiştir.

İllerde görev yapan Müfettişlerinin, (O zamanki adıyla İl Eğitim Denetmeni) Eğitimin denetiminin etkisini azaltan ikili denetim yapısının bütünleştirilerek tekli bir yapıda iyileştirilmesi ve özlük haklarının eşitlenip yükseltilmesi talebi de gerekçe gösterilerek 6528 Sayılı Kanunla 2014 Yılı Mart Ayında Aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin bazı maddeleri değiştirilerek Merkeze bağlı Eğitim Denetçileri ve İl bünyesinde çalışan İl Eğitim Denetmenliği, Maarif Müfettişliği adı altında birleştirilmiş böylece Milli Eğitim Bakanlığı merkezi düzeyde bir denetim sisteminden yoksun bırakılmıştır. Tüm müfettişler İl Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı hale getirilmiştir. Ayrıca Merkezi düzeyde görevli müfettişlerin hakları dondurulurken aynı işi yapan il bünyesindeki müfettişlerin özlük haklarında herhangi bir eşitleme ve iyileştirme yapılmamıştır.

Eğitim İş kolunda örgütlü sendikaların (Eğitim Bir Sen hariç) girişim ve çabaları sonucu eğitim denetimi yapısını merkezi düzeye çeken, Milli Eğitim Bakanlığında görevli tüm müfettişlerin özlük haklarını diğer Bakanlıklarda çalışan müfettişler düzeyinde eşitleyen ve iyileştiren yasa taslağı hazırlanmıştır. Ancak, bu taslak bir türlü tasarıya dönüştürülüp Meclise gönderilmezken müfettişlere mealen “Bak biz sizinle ilgili iyileştirme yapıyoruz,  siz de bizim dediğimizi yapın” denmiştir. Bu konuda kısmen başarılı olunduğu görülmüştür.

Kısmen de olsa başarılı olduklarını gördükleri için KESK ve Eğitim Sen’in 29 Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirdikleri 1 günlük iş bırakma eylemi ile ilgili 2 ay sonra Bakanlık Merkezinin isteği üzerine illerde soruşturma açılmıştır. Soruşturma görevleri müfettişlere verilir verilmez Mart 2016 ortalarında tüm illerin maarif müfettişleri başkanları MEB Rehberlik ve Denetim Başkanı Atıf ALA tarafından İstanbul’da toplantıya çağrılmış ve o toplantıda 29 Aralıkta iş bırakma eylemine katılan tüm KESK ve Eğitim Sen üyelerine memuriyetten çıkarma cezası verilmesi istenmiştir.

Daha sonra İllerdeki Maarif Müfettişleri Başkanları, müfettişleri toplayarak, “Biz böyle bir karar aldık raporlarınızı buna göre yazın. Eğer yazmazsanız biz de sizin hakkınızda gereğini yaparız” demişlerdir. Bu açık tehdide rağmen müfettişlerin büyük çoğunluğu Anayasa, uluslar arası sözleşmeler ve diğer hukuksal belgelere göre soruşturmalarını yapmış ve raporlarını yazmışlardır. Sözlü talimatları değil hukuku, kurumsallığı ve profesyonelliği tercih etmişlerdir.

Bunun üzerine Bakanlık Rehberlik ve denetim başkanı Atıf ALA, sistemde ve özlük haklarında iyileştirmeyi hedefleyen Yasa Taslağına bir madde ekleyerek (13. Madde) tüm müfettişlerin kişiye bağlı uzman kadrosuna alınmasını, bu işlemden sonra 500 kişilik kadro açılarak Bakan onayı ile ve mülakatla maarif müfettişi istihdam edilmesini öngören taslağı hızlıca Bakanlara imzalatıp Meclise gönderilmesini sağlamıştır.

Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Taslağı Milli Eğitim Komisyonunda görüşülecektir. Söz konusu Yasa Tasarısı yasalaşırsa, tüm uygulamaların sözlü talimatlara göre ve yöneticiler açısından günün koşulları neyi gerektiriyorsa o doğrultuda yürütülmesi; Laiklik ilkesini, bilimselliği hiçe sayan uygulamaların artması, bu uygulamalara hakları çerçevesinde karşı çıkan öğretmenler ve öğrencilerin cezalandırılması, özel öğretim kurumlarının açılması ve kapanmasının keyfileşmesi, bazı vakıf ve birliklerin eğitimin yönetimini tamamen ele geçirmesi tehlikesi doğabilecektir.