Eğit-Der İstanbul Şubesi Mücadeleye Çağırıyor

Eğit-Der İstanbul Şubesi Mücadeleye Çağırıyor

PAYLAŞ

Eğitim-Sen Istanbul 2 Nolu Şube ve Eğit-Der İstanbul Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen 83. Yılında Köy Enstitüleri programının ardından Eğit-Der İstanbul Şubesi kuruluş dekorasyonunu yayınladı. Şube tarafından yayınlanan kuruluş dekorasyonununda;”Bizler de 80 faşizminin karanlık günlerinde karanlığı yırtan bir güneş olan Eğit-Der’in İstanbul şubesini yeniden kurarak mücadele arkadaşlarımızı sorumluluk almaya çağırıyoruz” denildi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

Encümen-i Muallimin’den günümüze 115 yılı geride bırakan eğitim emekçileri mücadelesi II. Abdulhamid’in otuz yıl süren istibdadının sonu olan 1908 yılında başlamış ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e defalarca kesintiye uğratılmasına rağmen günümüze, onurlu bir tarihi geride bırakarak ulaşmıştır. Öğretmen örgütlenmeleri defalarca faşist müdahalelerle kesintiye uğramıştır.71 muhturasında TÖS kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalınca örgütlülüğün devamı için Töb-Der çatısı altında örgütlülüğün devamı sağlanmıştır. Yine topraklarımızın tarihinde kara bir dönem olarak yerini alan ve hala etkileri ve yasaları devam eden 1980 darbesiyle öğretmen örgütlenmesi büyük bir gadre uğramış, Töb-Der kapatılmış, bir çok yöneticisi cunta mahkemelerince cezalandırılmıştır. Darbe sürecinin devamında örgütlenme özgürlüğünden söz etmek artık mümkün değildir. Özellikle öğretmen örgütlenmesi dernek üyeliği düzeyinde dahi yasaklanmıştır.

Seksenli yılların ilk yarısını faşizmin baskı ve saldırılarıyla geçiren toplumda öğretmenler bu karanlığı yaracak bir yol aramaktan geri durmamış ve 1986 yılında ABECE dergisi çevresinde örgütlenmenin ilk adımını atmış ve 1988 yılında ise emekli ve öğretmenlikten el çektirilmiş öğretmenler Eğit-Deri kurarak öğretmen örgütlenmesine yeniden bir yol açmıştır. Çalışan öğretmenlerin derneklere üye olamaması nedeniyle fahri üyelik yoluna gidilmiş ve fiili durum yaratarak çalışan öğretmenlerin de örgütlenebileceği bir forma kavuşturulmuştur. Yasaklar, baskılar asırlık mücadeleyi durduramamış ve Eğit-Der eğitim emekçilerinin sendikalaşma süreci için yeni bir zemin yaratmıştır. Eğit-Der kuruluşundan bir yıl sonra “Sendikal Haklar Kurultayı” düzenlemiş ve sendikalaşma sürecine kadar da çalışmalarına devam etmiştir.

Eğit-Der sendikalaşma sürecinin ardından varlığını devam ettirmeyi başarmış ve ABC dergisini çıkarmaya devam etmiştir. Bu gün de Eğit-Der’den doğan Eğitim-Sen’le yan yana bu etkinliği düzenliyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Eğitim emekçileri mücadelesi doksanlı yılların başından günümüze çok yol kat etmiş ancak Encümen-i Muallimin hareketi öncesindeki gibi karanlık bir dönemin örselediği, zayıflattığı bir durum içerisindedir. 4688 sayılı kanunun sınırlarına sığdırılmaya çalışılan gerçek sendikaların karşısına iktidar vesayetine dayanan sendikaların çıkarılarak emekçilerin manipüle edilmesi, sendika içi siyasi çekişmeler, özel öğretim kurumu çalışanı olan eğitim emekçileriyle ortak örgütlenmenin sağlanamaması ve özellikle son yirmi yıldır yaşadığımız baskı ortamı sendikalarımızın etkisini yitirmesi nedenleri arasında sayılabilir.

Günümüzde eğitimin geldiği durum ise içler acısıdır. Eğitim alanında gerici uygulamaların ardı arkası kesilmemektedir. Tarikatlar okullarda cirit atarken merdiven altı yurtlar ve kurslarla toplumun kılcal damarlarına nüfuz etmiştir. Devlet okullarında eğitim niteliksizleşirken sınav cenderesinde veliler ve öğrenciler piyasa koşullarına mecbur bırakılmıştır. Sosyal hukuk devletinin görevleri arasında bulunan eğitim hizmetinin önemli bir bölümü özel okul, kurs ve yayın piyasasına terk edilmiştir. Bilim ve aydınlanma yuvası olması gereken okullarda bilimsel düşünce adeta suç sayılmaktadır. Eğitim bileşenleri arasındaki dağınıklık ve dayanışma eksikliği de kendisini hissettirmektedir. Veliler bir yerde, öğretmenler bir yerde, öğrenciler ise örgütsüz!

Günümüzde yaşanan bu karanlık tablonun, eğitimde yaşanan tahribatın en büyük müsebbibi yirmi bir yıllık AKP Hükümeti’dir. Arifesinde bulunduğumuz seçim dönemi toplumda güçlü bir umut yaratıyor. Ancak seçimin örgütsüz toplumlara çare olduğu tarihte görülmemiştir. Olası AKP karşısında kazanılacak bir seçimden sonra eğitim alanındaki enkazın kaldırılması ve yeniden inşa için güçlü bir örgütlülüğe ihtiyaç bulunmaktadır. Haklarımız iktidarların insafına bırakılamayacak kadar değerlidir. Hem AKP’ye karşı seçimin kazanılmasında hem de eğitimin yeniden inşasında sorumluluk ülkenin ilericileri, aydınları ve devrimcilerinindir.

Bizler de 80 faşizminin karanlık günlerinde karanlığı yırtan bir güneş olan Eğit-Der’in İstanbul şubesini yeniden kurarak mücadele arkadaşlarımızı sorumluluk almaya çağırıyoruz. Emekli, çalışan, özel sektör, kamu çalışanı demeden yan yana gelerek eğitimin devrimci damarından yeni bir hayata can suyu vermek için bir istibdat dönemine daha son vermek için bir adım 1 Mayıs bir adım 14 mayıs yaşasın örgütlü mücadelemiz.