
AKP-MHP iktidarının ekonomi-politik tercihleri sonucu emek gücünü satmaktan başka geçim kaynağı olmayan milyonlar her gün biraz daha yoksullaşırken, emekçilerin ürettiği değerler ve kaynaklar sermayeye aktarılıyor.
Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik krizini Türkiye toplumu yaklaşık bir yıldır yaşamakta ve iktidar sahipleri neredeyse ekonomik krizin varlığını bile kabul etmek istememekte ya da kendilerinin dışındaki her kesimi suçlayarak krizi iç ya da dış güçlere bağlayarak kendisini aklama gayretkeşliği içerisinde bulunmakta.
Emekçiler her gün bir varlık-yokluk savaşı vermekte. Emekçiler ve emekliler için geçim, barınma, beslenme, ulaşım derdi her geçen gün derinleşiyor. Asgari ücrete yapılan artış enflasyonun da açlık sınırının da altında; ülkemizde asgari ücret ortalama ücrete dönüşmüş durumda ve enflasyona endeksli ücret belirleme yöntemiyle, TÜİK eliyle baskılanmış enflasyon rakamlarıyla, iktidarın kendi sendikaları eliyle dayattığı toplu sözleşmelerle, güvencesiz istihdam biçimleriyle, fazla çalışma-düşük ücret politikasıyla kamu emekçilerinin ücretleri de ortalama ücret düzeyine yaklaştırılıyor.
TÜİK’in gerçekleri örten enflasyon rakamlarının bile gerisinde bir artışın yanı sıra gelir vergisi dilimlerinde yeniden düzenleme yapılmaması nedeniyle artış daha emekçilerin cebine girmeden vergi olarak geri alınacak. Bir kez daha TÜİK emekçileri yoksullaştırmak, sermayeye ve iktidara kaynak yaratmak üzere işliyor.
Emekçilerin içine itildiği bu derin yoksullaşma ve yoksunluk karşısında emek örgütleri ise sadece açıklama yayınlamakla, sosyal medya eylemleriyle yetiniyor. İşçi sınıfının, emekçilerin öz örgütü ve en önemli mücadele aracı olması gereken sendikaların görevi emekçiler üzerindeki bu derin sömürü, tahakküm ve yoksullaştırmaya karşı iş yerlerinden yükselen ve giderek toplumsallaşan bir hareketi örmek, üretimden gelen gücü, fiili meşru mücadele geleneğini hatırlamak, AKP-MHP iktidarının ekonomik ve politik tercihlerinin yarattığı bu yıkım ve bu gerici sermaye düzeni karşısında emekçileri mücadelede birleştirmek ve politikleştirmektir.
Sözümüz kendisine sendika ya da konfederasyon diyen tüm sendikal yapılaradır. Sendikacılık bir meslek değildir. Sadece emekçilerin söz yetki ve kararının kürsüsü olması gereken, emekçilerin taleplerini dile getiren bir konumdur. Sendikacılığı meslek haline getiren, sendikacılığı bir ikbal ve zenginleşme kapısı olarak gören, sınıfın taleplerine sırtını dönen sendikalar bugün emekçilerin güvenini kaybetmiş durumdadır ve emekçilere verebileceği hiçbir şey yoktur. Emekçilerin mücadelesinin önünde de engel durumundadır.
Sendika binalarına, sadece yöneticilerle sınırlı kalan dar kadro eylemlerine, ya da basına demeç verme, hükümet ile istişareye dayalı, sosyal medyaya sıkışıp kalan “cılız” tepkiler emeğin kurtuluşu için gerekli olan iradeyi açığa çıkarmaktan fersah fersah uzaktır. Siyasal iktidarın emekçilerin sırtına yüklediği ekonomik kriz karşısında siyasal iktidar güdümlü sendikalar ve sarı sendikaların tutumunu teşhir edecek, işyerlerinde birikmiş sınıfsal öfkeyi açığa çıkaracak ve örgütleyecek, sınıfın taleplerinin önderliğini yapacak bir eylem hattının bile açığa çıkarılamamış olması, tarihsel birikimi emekçiden yana olan örgütlerin merkez yöneticilerinin seyirci kalma durumuyla birlikte düşünüldüğünde emekçilerin mücadelesi önünde engel olanlar tarih önünde yargılanacaktır.
Günümüz ekonomik buhran koşullarında sendikaların görevi yalnızca demeç vermesi, günü kurtaran dar kadrolarla bir iki basın açıklaması yapması değil, iş yerlerinden başlayarak, emekçilerin taleplerini bütünleştirerek genel bir eylem genel bir direniş hattını meşru ve demokratik temelde örmektir.
DSD Türkiye yürütmesi olarak emeğin mücadeleci geleneğinden gelen sendikal örgütlerini tarihi sorumluluğuna uygun davranmaya, iş yerlerinden yükseltilecek mücadeleyi toplumsallaştırmak için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz. Devrimci Sendikal Dayanışma bu tarihsel sorumluluğun gereğini yerine getirecek her türlü eylem ve etkinliğin örgütleyicisi ve destekçisi olacaktır.
Devrimci Sendikal Dayanışma
Türkiye Yürütmesi




