Bu halk direnecek, boyun eğmeyecek, geleceği kazanacak! – Pınar İçel

Bu halk direnecek, boyun eğmeyecek, geleceği kazanacak! – Pınar İçel

PAYLAŞ

Dokunulmazlıkların kaldırılması; tartışmalar, meclis içinde kavgalar, özellikle CHP’nin nasıl bir tutum alacağının merak edildiği, MHP’nin ise iç iktidar kavgasının mevcut iktidarın hırslarına yedeklenmesiyle sürdürüldüğü bir ortamda sürdürüldü.

Meclis tek adama teslim olarak kendi eliyle yetkilerini Saray’a devretti. Halkın iradesi ve temsili tümüyle ortadan kaldırdı.
 
CHP yönetimi Saray zorbalığına karşı direnmeyi değil, boyun eğmeyi seçerek bu sonucun ortaya çıkmasında önemli bir rol oynadı.
 
Anayasanın fiilen değiştirildiği, Meclisin fiilen kapatıldığı bir ortamda Erdoğan, şimdi baskı ve hileye dayanarak şeriat-hilafet anayasası ile diktatörlüğünü kurumsallaştıracak yeni adımlar atmaya hazırlanmaktadır. HDP’nin Meclis dışına itilerek savaşın derinleştirildiği, tüm muhalefetin AKP yargısının kuşatması altına alındığı bir ortamda başkanlık oldu bittiye getirilmek istenmektedir. 

Tüm karmaşanın ortasında artık, Erdoğan’a teslim edilmiş, Erdoğan’ın emir ve talimatlarının uygulayıcısı konumuna getirilmiş bir Meclis var. 

Bu mecliste halk iradesi yok, bu mecliste halkın sesi yok, bu mecliste halkın temsiliyeti yoktur.
 
Şimdi yapılması gereken bunun karşısında halkın kendi meclislerini inşa etmektir. Sarayın değil halkın söz ve kararına dayanan meclisleri inşa etmek için Haziran meclislerinde birleşmek yakıcı öneme sahiptir.

Kamu kurumları başta olmak üzere AKP’nin 14 yıllık iktidarında gerici ve piyasacı anlayışın temsilcileri tarafından ele geçirilen, adeta mafyatikleştirilen, AKP iktidarının yerellerdeki temsilcilerinin ve kişisel hırslarının çıkarlarıyla çelişenlerin “cezelandırılması”nın norm haline geldiği, artık yadırganmaz olduğu, bireylerin en temel haklarının bile iktidara yeterince yakında olanlar tarafından elde edilmesine izin verildiği bir ortam yaratılmıştır. Kölelik yasası da, kadın haklarının kökünden tırpanlanması da, çocukların toplumun gözüne baka baka istismar edilmesi de mevcut iktidar dönemine denk gelmektedir ve bu bir tesadüf değildir. Emeğimizi, yaşamımızı sömürenler, kimliğimizi yok sayanlar, bizi var sayılan yüzde doksan dokuzun baskısına maruz bırakıp mezhepçiliğe maruz bırakanlar, laikliği ortadan kaldırmaya çalışanlar bu memleketin ilerici, devrimci reflekslerinden bihaber kendi kurgularındaki bir ülke tahayyülüyle hareket etmekteler. Ancak yenilmeye mahkumlar. Bu halk direnecek, boyun eğmeyecek, geleceği kazanacak!