

Taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin yazılarımın konusu hükümetin 696 sayılı KHK ile ilan edilen kurallar çerçevesinde ve Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı tarafından kadroya alınacağı açıklanan işçi sayısının ne kadarının bundan yararlandığı idi. 696 sayılı KHK’ye göre yerel yönetimlerdeki taşeron işçiler belediye şirketlerine, diğerleri ise merkezi idare bünyesine geçirilecekti.
Yerel yönetimlerdeki taşeron işçilerin kamu işçisi olarak değil, belediye şirketi işçisi olarak kadroya alınması sendikalar tarafından eleştirilmişti. Ben de bu konuda çeşitli yazılar yazdım ve uygulamanın bir ayrımcılık yaratacağını ayrımsız kadro verilmesi gerektiğini vurguladım. Bu işçiler kamu işçisi olamayacak ve ilave tediye alamayacaktı. Ancak 696 daha baştan böyle bir ayrıma dayalıydı ve bakanlık da yerel yönetimlerde çalışan 450 bin taşeron işçisinin belediye şirketlerine geçireceğini açıklamıştı.
Benim yazımda cevap aradığım soru, 696 kapsamında kaç işçinin merkezi idare ve belediye şirketlerine geçirildiği idi. Bu çerçevede merkezi idare ve belediye şirketleri kapsamında taşeron şirketlerde çalışan işçilerden 696 kapsamında kadroya alınanların sayısının 744 bin 342 olduğunu yazdım. 275 bin kişinin de kadroya alınmadığını söyledim.
Yararlandığım DİSK Genel-İş Sendikası Kamu İstihdamı Raporu da net bir biçimde 696 kapsamında merkezi idarelere ve belediye şirketlerine geçirilen işçi sayısının 744 bin 342 olduğu belirtiliyor ve belediyelerde çalışan işçilere hak ettikleri kadronun verilmediği ve ayrımcılığa uğradıkları belirtiliyordu.
Amacım kadroya alınma yönetime ilişkin eleştiriler baki kalmak üzere, hükümet tarafından iddia edilen ile gerçekleşen arasındaki farka vurgu yapmaktı. Bir köşe yazısında konunun bütün boyutlarını ele almak mümkün olmuyor. Yazımda bu ayrıntılara girmeksizin meseleden kısaca kadro olarak söz ettiğim için belediye şirketlerinde işe alınan taşeron işçiler gerçek manada kadro almış gibi bir yanlış anlama oluştu.
Belediye taşeron işçilerine yönelik ayrımcılık sürüyor
Ancak bu açıdan bakılınca kadroya alınan işçilerin sıfır (0) olduğunu söylemek de mümkündür. Çünkü merkezi idare bünyesinde işe alınan işçilerin toplu iş sözleşmesi hakları 2020 ortasına kadar askıya alındı ve yıllık 4+4 zamma mahkum edildiler. Dolayısıyla şu anda merkezi idarede kadroya alınan işçilerin de gerçekten kadroya alındığından söz etmek mümkün değil. Devlet eliyle yeni bir taşeronluk sistemi yaratıldı.
Konunun iki ayrı düzlemde ele alınması gerekir. Birinci düzlem iddia edilen ile gerçekleşen arasındaki farktır. Benim yazılarımda bu tartışıldı. İkincisi ise taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin halen devam eden defolu ve ayrımcı uygulamalardır. Sonuçta kısaca kadro demek yerine “merkezi idare kadrosuna geçirilen taşeron işçi sayısı yaklaşık 393, belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçi sayısı 350 bin civarındadır” demek daha doğru bir ifade olacaktı kuşkusuz. Ancak sonuç değişmiyor 696 sayılı KHK’den yararlanan işçi sayısı toplam olarak 744 bindir. Ancak yararlananların tamamı ve özellikle de belediye şirketlerine geçirilen işçiler ayrımcılıkla yüz yüzedir. Bu işçilerin kamu kadrosuna alınması gereklidir.
Kaynak: Birgün




