Asgari Ücret Görüşmeleri Başladı

Asgari Ücret Görüşmeleri Başladı

PAYLAŞ

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2016’da geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu başkanlığında toplandı. Bakanlığın Reşat Moralı Salonu’nda düzenlenen toplantı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Soylu, vergi dilimi nedeniyle asgari ücretin düşeceği yönündeki kaygıların yersiz olduğunu savunarak, “Bin 300 liralık taahhüt bütün yılı kapsayan bir taahhüttür. ‘Vergi dilimi nedeniyle 30 liralık, 40 liralık veya 70 liralık düşüş olacak’ diye bir endişeye gerek yok” dedi.

Emek de önemli ama…

Soylu, şunları kaydetti: “Elbette ki emek hayatını gözetiyoruz, ama üretimimizin rekabetini ve mali disiplinimizi de gözetiyoruz. Bütün bunların dengelendiği rasyonel bir politika bizim en temel bakış açımızdır. Bunu yaparken buradaki temsil, bizim en temel gücümüzdür. Çünkü reformlar siyasi iradeyle ortaya konmuş olabilir ama gerçekleşmesi milletin desteği ve kabulüyle oluşmuştur. Kamuoyunun takdir edeceği ve tarafların da kabul edeceği bir sonuca ulaşacağımıza inanıyorum.” Bir gazetecinin yeni asgari ücretin işverene maliyeti konusunda hükümetin tavrının ne olacağını sorması üzerine Soylu, bu konunun ilerleyen toplantılarda konuşulacağını söyledi.

‘Ücret azalmamalı’

Toplantıda konuşan Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, asgari ücretin net ödenmesi, yılın ilerleyen aylarında vergi nedeniyle bir azalma olmaması gerektiğini belirtti. İşçilerin asgari ücret konusunda yıllardır işverenlerden alacaklı olduğunu ifade eden Irgat, hükümetin bin 300 liralık asgari ücret vaadiyle bu alacağın bir kısmının tahsil edilmesinin yolunun açıldığını savundu.
Çalışanların üzerinde ağır bir vergi yükünün bulunduğunu dile getiren Irgat, asgari ücretli bir kişinin bile aralık ayında yaklaşık yüzde 20 oranında vergilendirildiğine çekerek, “Asgari geçim indirimi asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir. Bu husus vergide adaleti kısmen sağlamaya yönelik olarak tüm ücretli çalışanların beklentisidir” dedi.

Felaket senaryoları

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Temsilcisi Metin Demir ise işveren kesimi olarak ‘yüzde 30 civarında artan maliyetlerin ne kadarının ne zamana kadar kamu bütçesinden karşılanacağı’ sorusuna cevap aradıklarını kaydetti. Asgari ücretin bin 300 liraya yükseltilmesine karşı olmadıklarını söyleyen Demir, işçi ve işverenden yapılan vergi ve sigorta primi kesintilerinin azaltılması, net ücret ile işverene maliyet arasındaki farkın düşürülmesi gerektiğini savundu.

Ülkenin ekonomik ve sosyal risklerle yüz yüze gelerek zarar görmemesi için asgari ücretin işverene maliyetinin azaltılması gerektiğini iddia eden Demir, “Halen ülkemizdeki brüt asgari ücret düzeyi 13 Avrupa ülkesine kıyasla daha yüksektir. Enflasyon yüzde 8 iken asgari ücretteki yüzde 30’luk ani artış tüm ücretleri yükseltecek, ortaya çıkacak domino etkisi sonucu istihdam azalacak, işsizlik artacak, ihracat gerileyecek, enflasyon yükselecek, kayıtdışı büyüyecek ve üretimin bir kısmı yurtdışına kaçacaktır” diye konuştu.

10 Aralık’ta Türk-İş’te

Açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam eden toplantıda, 10 Aralık’ta Türk-İş’in ev sahipliğinde ikinci kez toplanılmasına karar verildi.

DİSK: Açlık sınırının altında ücret zulümdür

DİSK tarafından hazırlanan bildiride asgari ücretin net 1900 TL olması gerektiği vurgulanarak, “Kârlar azami, ücret neden asgari? Ücret yük değildir!” ifadelerine yer verildi. Bildiride şöyle denildi: “Kamuoyunda dile getirilen 1300 liralık asgari ücret, işçilerin insanca yaşayabileceği, açlığı/yoksulluğu yenebileceği düzeyden uzaktır. Türkiye’de açlık sınırı 1393 TL, yoksulluk sınırı 4403 TL’dir. Açlık sınırının bile altında bir asgari ücret işçiye zulümdür.” (BİRGÜN GAZETESİ)