
2006 yılından beri aralıksız Türkiye İstatistik Kurumunda (TÜİK) 4/C’li (geçici sözleşmeli personel) olarak çalışmaktaydım. Aynı zamanda KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikasının (BES) Antalya şube yöneticisiyim. Çalışma hayatım boyunca güvencesizlerin örgütlenmesi üzerine nacizane katkı sunmaya çalıştım. 8 Nisan 2016 tarihinde sözleşmem tek taraflı fesh edilerek işten atıldım.
-İşten atılma sebebim
10 Ekim 2015 tarihinde Türkiye’nin en büyük sivil katliamı yaşandı. Üyesi olduğum KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin organize ettiği “Barış mitingi” bombalandı. Ve 102 arkadaşımız katledildi.
Güvencesiz ve esnek çalıştığım için 9 Ekim gecesi saat 23:00 lere kadar angarya olarak çalıştırıldım ve otobüse yetişemedim dolayısı ile mitinge katılamadım. Konfederasyonumuz KESK, katliam sonrasında 12-13 Ekim tarihlerinde grev kararı aldı. Fakat yine çalışma koşullarımdan dolayı greve katılamadım. İş güvencem olmadığı, köle gibi çalıştırıldığım ve arkadaşlarımızın katledilmesine tepki duyduğum için insani tepki olarak 12 Ekim günü Facebook hesabımdan “Arkadaşlarımızı katleden bir devletin, kurumunda çalışmaktan hicap duyuyorum. Sorumlular kıs kıs gülerken çaresizlik daha da acı veriyor.” paylaşımında bulundum.
Bu paylaşımımdan yaklaşık 6 ay sonra Başbakanlık Genelgesi (2016/4 Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında) gerekçe gösterilerek kurum idaresi tarafından “suçlu” ilan edildim. Zira genelge, kurum amirine “savcı” görevi vermişti. Kurum amiri olan TÜİK Antalya Bölge Müdürü Abdi Öncel, “sözlü talimat” aldığını üzgün olmasına rağmen bu talimatları uygulayacağını şahsıma iletti. Sözlü talimatları veren ve siyasi baskı yapanların sendikal çalışmalarımdan rahatsız oldukları, ipimi çekecekleri şahsıma söylendi. Genelge ile ilgili olarak yazılı savunmam istendi. Savunmayı verdikten hemen sonra idari soruşturma başlatıldı. Muhakkik olarak eski imam olan şube müdürü atandı. Muhakkik Ali Çetin, “seninle aynı ideolojiyi benimsemiyorum” diyerek soruşturma başlamadan tarafsız olmadığını belli etti. “Boynumuz kıldan ince” diyerek talimatlara göre hareket edeceğinin mesajını verdi. “Hizmet içinde görevin gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” suçlamasıyla savunmam istendi. Savunmayı verdikten sonra 8 Nisan 2016 tarihinde memuriyetten atıldım.
-Sözlü talimat veren TÜİK Başkan Yardımcısı Musa Yılmaz
Halen TÜİK Başkan yardımcılığını yürüten bu şahıs, hakkımda sözlü talimatlar yağdıran kişidir. Bölge müdürünün anlatımına göre defalarca Ankara’dan talimatlar yağdırarak şahsımın işten atılmasını talep etmiştir. İnsanların ekmeğiyle oynayarak siyasi baskı yapan Musa yılmaz, defalarca AKP’den Manisa milletvekili aday adayı olmuş seçilemeyince tekrar TÜİK Başkan yardımcılığı görevine geri dönmüş bir güreş hakemidir. Geçmişte M.T.T.B ve Akıncılar gibi gerici -siyasi faaliyetlerde bulunmuştur. Siyasi iktidara göbekten bağlı olan bu şahıs, Hizmet-İş Sendikasının ilk Genel Eğitim sekreteri ve Büro Memursen Denetim Kurulu Üyeliği görevlerinde de bulunmuştu.
-Adam Kayırma, Sendikal Faaliyetler, Siyasi Baskı
AKP genel merkezinin direktifleriyle hareket eden TÜİK idarecileri, Memursen üye ve temsilcilerini kayırmaktadır. Antalya Bölge müdürlüğünün performans değerlendirmesinde başarısız olan Memursen üye ve temsilcisi “emsallerine göre başarılı” denilerek maaşlarında %5 artış yapılmıştır. Şahsım, performans kriterlerine göre en başarılılar arasında olmasına rağmen kapsam dışı bırakılmıştır.
10 yılı aşkın TÜİK’de güvencesiz çalışan ve güvencesiz çalışanların sorunlarıyla ilgili olarak yazan, çizen kamuoyu oluşturmaya çalışan biriyim. Bu minvalde sendikal faaliyet yürüttüm. Açmış olduğum davalar, yaptığımız basın açıklamaları, gerçekleştirdiğimiz panel ve forumlar, yazdığımız kitap, dergi, ve gazeteler, katıldığımız televizyonlar hepsi bu minvalde değerlendirilmelidir.
Devlet kurumu olmanın çok ötesinde; iktidarın şubesi gibi çalışan idareciler, AKP’ye muhalif tüm kamu emekçileri hakkında soruşturma açarak cezalandırmak istemektedir. Birçok KESK üyesi arkadaşımız, bu soruşturmalar ile karşı karşıyadır. Güvencesiz çalışmaktan dolayı en zayıf halka olarak görüldüğüm için işime son verildi. Üyesi ve Yöneticisi olmaktan gurur duyduğum sendikal faaliyetlerimden pişman değilim. AKP’lilerin gazını almak için ekmeğimden edenlere inat, arkadaşlarımın katiline katil, hırsıza hırsız demeye devam edeceğim. Sendika olarak işe iade davası açacağız. “Bostan korkuluğu” gibi duranlara, akrabalarını, partidaşlarını kayıranlara, emeğimizle, ekmeğimizle oynayanlara karşı mücadelemizi büyüteceğiz. Hiç kimsenin oğlundan veya gelininden daha önemsiz daha değersiz olmadığımızı göstereceğiz. Unutmasınlar ki iktidarlar gelip geçicidir. Ama onuruyla ekmek kazananların öfkesi geçici değildir.
GÜVEN TÜRKAY
BES ANTALYA EĞİTİM VE ÖRGÜTLENME SEKRETERİ




