Dalgalanan KESK! – Erbil Karakoç

Dalgalanan KESK! – Erbil Karakoç

671
PAYLAŞ

Dalgalanan KESK!
Emekten yana konuşlanmış sendikal hareket mayıs ayında esen rüzgarın buğday başaklarını dalgalandırdığı gibi bir esmeye görsün emekçi kitleleri dalgalandırması kaçınılmazdır. Bu bağlamda Kesk’in bölge mitingleri de krize karşı mayıs ayında esen rüzgar gibi emekçileri dalgalandırmıştır. Bu dalgalanmanın sonucu bir durgunluk olmayacağı gibi yeni bir emek hareketinin karakteristik kodlarını da taşımaktadır.
Edebiyata neden ihtiyaç duyulur! Bence bu sorunun cevabı otoriteye bağımlı kalmamak için zekanın kullanılması diye biliriz. Hafıza ve zeka. Bu iki belirleyicinin insanlık tarihinin itici ya da çekici(gerici) gücünün olup olmayacağını belirlemek sınıflar tarihinin mücadelesinden geçer. Ekonomi her zaman toplumların mihenk taşı ola gelmiştir. Bu gerçeklik Türkiye, Fransa veyahut Yeni Gine de olsa değişmez. Değişen şey her toplumun kendi zeka algı ve yaratıcılığı ve hatta cesareti orantısında kimin payına neyin ne kadar düşeceğinin mücadelesiyle olur. Dolar yükseldi, faturalar yükseldi, gıda fiyatları yükseldi ama ücretler eridi! Son cümleye bakınca hayatımızda ciddi anlamda ters giden bir şeylerin olduğunu hemen fark edebiliyoruz. İnsanlık, yalnız başına fark ettiği şeyleri topluma anlata bilmek ve başkalarının da fark etmesini sağlamak için örgütlenme fikrini bulmakla kalmamış bunun mücadelesini verecek bir dizi araçlarda geliştirmiştir. Sendika da bunlardan bir tanesidir. Emekçi kesimlerin olmazsa olmazıdır. Klişesi, “grevli toplu sözleşmeli sendikal haktır!” Sendikaların hafızası ve zekası amaç ve gayeleriyle eş olmak zorundadır. Emekten yana konumlanmış sendikal hareket mayıs ayında esen rüzgarın buğday başaklarını dalgalandırdığı gibi bir esmeye görsün, emekçi kitleleri dalgalandırması kaçınılmazdır. Bu bağlamda KESK’in bölge mitingleri de krize karşı mayıs ayında esen rüzgar gibi emekçileri dalgalandırmıştır. Bu dalgalanmanın sonucu bir durgunluk olmayacağı gibi yeni bir emek hareketinin karakteristik kodlarını da taşımaktadır. Bu bizim tercih ettiğimiz bir durum değil Neo liberal politikaların amansız saldırıları karşısında kaçınılmaz bir gerçekliktir. Artık hiçbir mücadele işçi memur emekli işsiz fark etmez eski sendikal anlayışla yürütülemeyecektir. Toplumsal olguların üretim-tüketim ve yaşam biçimlerinin değiştiği dönemdeyiz. Eski alışkanlıkların yerine hakkını bilen hakkını arayan ve hakkını almadan dönmeyen, zeka ve hafızasanı kullanan insan tipolojisinin yaratacağı gerçek bir toplumsal örgütle gerçekleşecektir.
Yaprak kımıldamayan, siyasi parti diye tabir edilen partilerin aday adayı telaşı denilen anlamsız kargaşasında. İttifaka indirilmiş kısır siyaset ve gelecek vat etmeyen görüşmeler hengamesinde. Halkın sesini ne duyacak zamanları nede böylesi bir istekleri var. Tek dertleri kısır iktidar çekişmesi içinde siyah koltuğa oturanın malı kimin götüreceği mücadelesi vermekten öte bir şey değildir. Siyasilerin emekten, yaşamdan, kentten ve halktan yana politika üretmelerinin imkansızlığını daha net gördüğümüz böylesi ilginç dönemlerde. Emek hareketin öncü sendikası KESK faturası emekçilere çıkarılmak istenen ekonomik krize karşı bütünlüklü nitelikli ilk dalga hareketini bölge mitingleri örgütleyerek oluşturmuştur. Böylesi tarihsel dönemlerde nicelikten öte nitelik anlam taşımaktadır. Türkiye emek hareketinin tarihsel gelişiminin büyük köklerinden ve Emek hareketinin zekası ve hafızasından aldığı cüretle dalgalanan KESK durulmayacağı gibi bir başka şevkle bir başka zekayla mavi ve beyaz bayraklarını meydanlarda dalgalandırmaya devam edecektir.
Dalgalanıp durulmak şarkıda kalsın KESK dalgalanmaya ve dalgalandıkça halkın susmayan dili olmaya devam edecektir.