Bir bilanço: 2018’den kalanlar – Murat Meriç

Bir bilanço: 2018’den kalanlar – Murat Meriç

2445
PAYLAŞ

2018’de Kardeş Türküler 25. yılını kutladı, Moğollar 50. yılı devirdi. Bu bile yılı sevmemiz için bir sebep! Yazık ki 30 yılı aşan Grup Yorum, bu yıl baskılar yüzünden konser veremeyen topluluk olarak tarihe geçti, konserlerini internet üzerinden dinleyicisiyle buluşturdu. Ezhel’in tutuklanmasından Grup Yorum’a yapılan baskılara konuşulacak çok şey var ama o, bir başka yazının konusu olsun.

Yılın son pazar günündeyiz. Her yılın sonunda o yıldan kalanları listelemek adetten, bu yıl da öyle olsun. Şüphesiz “benim gözümden” yapılmış bir liste bu: Görmediklerim ve unuttuklarım muhakkak olacak. Dahası, yılı Berlin’de geçirdiğim için bu yıl memlekette olup bitene pek hâkim olmadığımı baştan söyleyeyim. “Uzaktan” izlediğim kadarıyla gördüklerimi yazacağım. Baştan söyleyeyim: 2018, umutlarımızın arttığı bir yıl. Şüphesiz müzik adına konuşuyorum. Memleket ahvali ortada, üzerine kelam etmeye başlarsam yazı bitmez onun için hiç değinmeyeyim.

2018, tarihe Tükçe rap’in yeniden ana arteri ele geçirdiği yıl olarak yazılacak. Cartel’in estirdiği fırtına ve Gemlik’ten Kadıköy’e uzanan “yerel” hareketin bir anda su yüzüne çıkması, ‘90’lı yılların ikinci yarısında bu türü hayatımıza soktu; ilerleyen yıllarda Ceza’dan Fuat’a, Sagopa Kajmer’den Aziza A’ya art arda ortalığa çıkan isimler her dem görünür olmasını sağladı. Bir ara sessizleşse de yeraltından, dipten ve derinden ilerleyen bir dalga olarak varlığını korudu. Bu dalga, 2017 yılında Ezhel’in büyük yükselişiyle yeniden su yüzüne çıktı ve Gazapizm’den Eypio’ya gençlerin katılımıyla geçtiğimiz yıl ana arteri ele geçirdi. 2000’li yıllarda (Candan Erçetin’den Burcu Güneş’e, Aylin Aslım’dan Müslüm Gürses’e) neredeyse bütün önemli isimler albümlerinde bir konuk rap’çi ağırladı; 2018 rap’çilerin albümleri sayesinde piyasanın güldüğü bir yıl oldu. Ezhel, yeni şarkılarından ziyade talihsiz bir olayla gündeme geldi ama bu, yılı zirvede kapatmasına engel olmadı. Onun yanına koyacağım topluluk, bir süredir şahane işler yapan Tahribat-ı İsyan –ki ileride adlarını daha çok duyacağız.

Rap bahsinde çok şey yazdım, bu yüzden iki albümü öne çıkartarak diğer alanlara geçeyim. İlki, Ozbi’nin kendi yağıyla kavrularak yaptığı “Serserilik ve Şiir”. Şüphesiz rap’ten beslenen ama doğrudan rap çatısı altında inceleyemeyeceğimiz bir albüm bu; yılın en başarılı çalışmaları arasına çoktan girdi. Altını çizeceğim ikinci albüm, Ankaralı şahane topluluk Mode XL’in iki ayağından biri olan Evren Besta’nın “Babafingo”su. Pek duyulmadı, ortalıkta görünmedi belki ama dinleyicisini buldu. Mode XL demişken ikilinin diğer ayağı VeYasin’in projesi Hey! Douglas’ın yıl boyu sahnelerde fırtına gibi estiğini söyleyeyim.

Yılın sürprizi, Ari Barokas’ın solo albümü “Lafıma Gücenme”. Yılın başında çıktı, en çok dinlediğim albüm oldu: Berlin’e giderken yanıma aldım, hiç bırakmadım. Şu cümleyi tereddüt etmeden kurabiliyorum: Duman’dan tanıdığımız, sevdiğimiz Barokas, dokunduran sözleri, muazzam şarkı yazarlığı ve yorumuyla 2018’in en önemli işine imza attı. Aynı hatta iki albümün adını anmak elzem: Barlas Tan Özemek işi “Yalancılar Kahvesinde” ve Özgür Yılmaz imzalı “Haller”. İkisi de bu yılın en başarılı albümleri sıralamasında zirveyi zorlar. Özemek, içine girilmesi zor bir albüm yapmış ama dinlemeye devam ettiğinizde vazgeçemiyorsunuz. Yılmaz derseniz, çok zamandır özlemini çektiğimiz bir albüme imza attı: Hâlden hâle geçiyorsunuz, şarkılarda kendinizi buluyorsunuz; bu yüzden bırakamıyorsunuz.

2017 bilançosunu yaparken değerlendirme dışı bırakarak kenara ayırdığım albüm, Taner Öngür’ün topluluğu 43,75 ile yaptığı “Elektrik Gramofon”du. Bu yıl, yeni albümünü de aynı yere koyuyorum: Eylül başında tanıştığımız “Sayko Ana”, şahane yorumlarıyla bizi bizden aldı. Kategori dışı, değerlendirme dışı, bence 2018’in en iyi işi. 2019 albümünü heyecanla beklediğimi gizlemeyeceğim.

Gaye Su Akyol, geçtiğimiz yılın kazanan ismi. Maddi kazanç anlamayın, manevi anlamda kazandı. Adı şahane albümü “İstikrarlı Hayal Hakikattir” ile sadece memleket içinde değil, dışında da büyük ses getirdi ve yılın “en”leri sıralamalarında kanımca zirveye yerleşti. Berlin konserine şahit oldum, heyecanını ve dinleyicilerin tepkisini yerinde gördüm, bir kere daha sevdim. Adı şahane bir başka albüm, Serdar Ateşer’in yıllardır beklenen albümü “İş İşten Geçer Geçmez Oradayım”. Tıpkı Gaye Su Akyol albümü gibi dolu dolu: Sadece adı değil, içeriği de şahane. Yıllardır beklediğimize değdi ama bir sonraki albüm için bu kadar sabretmek istemiyoruz. Umarım yeni Ateşer şarkılarını en kısa zamanda dinleriz.

Lafı Serdar Ateşer’den alıp “yılın olayı” olarak değerlendirdiğim Mozaik konserine getireyim. Bu önemli hadise, Ekim başında Kayıkhane’de yapılan ve enteresan buluşmalara sahne olan BurADA Müzik Var başlıklı festival dahilinde gerçekleşti. Topluluk, “Ölümden Önce Bir Hayat Vardır” başlıklı ilk albümlerindeki efsane kadroyu bir araya getirerek repertuvardan örnekler verdi. Dilerim, önümüzdeki başka buluşmaların habercisi olur bu ve önümüzdeki yıllarda Mozaik’i diğer albümlerdeki şarkılarıyla kanlı canlı dinleme olanağı buluruz.

Yine Mozaik kadrosundan Sumru Ağıryürüyen, Orçun Baştürk’le birlikte kotardığı So Duo ile 2018 içinde “Ay Ana” başlıklı albüme imza attı. Yılın ayrıksı ve önemli çalışmalarından biri bu. Cenk Erdoğan’ın “Fermata”sı, Cihan Mürtezaoğlu’nun “Deli Zaman”ı, Akın Eldes’inn “Tek Başına”sı, Demirhan Baylan’ın “kenarda kıyıda bir toplama” diye tarif ettiği albümü “Yapayanlış Şarkılar”, ıskalanmaması gereken albümler. Barış Demirel şahanesi “Fail Play” de öyle. Demirel’in albümüyle yılın sonuna doğru, biraz gecikmeli olarak buluştum, sonrasında hiç bırakamadım. Memleket topraklarını aşması gereken albümlerden biri bu. Belli ki sadece bu yılda kalmayacak, daha uzun yıllar dinlenecek.

Yasemin Mori’nin “Estrella”sı ve Mabel Matiz’in “Maya”sı, yılın önemli albümleri arasında çoktan yerini aldı. Yüzyüzeyken Konuşuruz, “Akustik Travma” ile adından söz ettirirken Palmiyeler, “Akdeniz”i piyasaya sürdü. Gözyaşı Çetesi’nin “Karar”ı, yılın son aylarında yüzümüzü güldürürken Ceylan Ertem, (adını çok sevdiğim) “Seni Senin Gibiler Sevsin” ile 2018’e bir son dakika golü attı. Bu yılın albümü ama 2019’a damgasını vuracağı muhakkak. Teoman, bu yıl eski şarkılarını yeni bir yorumla canlandırdı ve onları bir araya getirdiği “Koyu Antoloji” ile hayranlarını sevindirdi. Yıllardır beklediğimiz yeni Saska albümü “Tinglä” ise bu yılın sürprizlerinden biri oldu.

2018 içinde Evrencan Gündüz’den Melek Mosso’ya, Melike Şahin’den Tuğçe Şenoğul’a yaptıklarıyla adından söz ettiren çok isim var ama benim için bu yılın en önemli ismi, Budapeşte’den memlekete gönderdikleriyle kalbimizi çalan “tek kişilik dev kadro” Ekin Beril. Genç sanatçı, bu yılın kazancı; sonrasına dair umudumu artıran isimlerden. Yaptıklarını tarif etmek imkansız; hepsi çok iyi. Heyecanla yeni “iş”lerini beklediğim isim olarak bu yıl kazanç haneme yazıldı.

Bilançoların riskli yanı şu: Bir şeyleri unutma/ıskalama olasılığınız yüksek. 2018’de Fazıl Say imzalı “Güz Şarkıları”ndan Gürol Ağırbaş’ın “Bas Şarkıları”na, son ayda yılı yakalayan Selva Erdener albümü “Biliyor musun?”dan Peyk’in heyecanlandıran “Lay Lay Lom”una uzanan pek çok albümü sevdim, bir kısmı hakkında uzun yazılar yazdım. Ati ve Aşk Üçgeni, Ah! Kosmos, Can Kazaz ve yine son dakikada yakaladığım Hedonutopia, 2018 içinde dinlemek için kenara ayırdığım albümler yaptılar. Bulutsuzluk Özlemi, son dakikada sağ gösterip sol vuran şarkıları “Hayat Geçerken / Mücella”yı yayımladı, mor ve ötesi arada çıkarttığı “Sultan-ı Yegâh” yorumuna yine son dakikada senfonik “Bir Derdim Var”ı ekledi.

“Dışarından” yılı güzelleştiren isimler de var: Berlin’de tanıdığım, sevdiğim Derya Yıldırım & Grup Şimşek, yılı “Oy Oy Emine / Kürk” 45’liğiyle kapattı ama yeni albümün önümüzdeki yıl piyasaya çıkacağı müjdesini bize verdi. Altın Gün, albümleri “On” dışında iki 45’lik piyasaya sürdü. Elektro Hafız, konserleri dışında “Çukur”a verdiği şarkılarla adından söz ettirdi.

Bir şey daha: 2018’de Kardeş Türküler 25. yılını kutladı, Moğollar 50. yılı devirdi. Bu bile yılı sevmemiz için bir sebep! Yazık ki 30 yılı aşan Grup Yorum, bu yıl baskılar yüzünden konser veremeyen topluluk olarak tarihe geçti, konserlerini internet üzerinden dinleyicisiyle buluşturdu. Ezhel’in tutuklanmasından Grup Yorum’a yapılan baskılara konuşulacak çok şey var ama o, bir başka yazının konusu olsun.

Yazıyı bir noktada bitirmek gerek yoksa daha sıralanacak çok isim, konuşulacak çok şey var ama tadında kalsın, eksiği benim haneme yazılsın. İyisi mi bunu tamamlayıcı bir “iş” olarak Işıl Çalışkan’la yaptığımız yıl sonu değerlendirmesine topu atayım, huzurdan ayrılayım. duvaR’ın Artı Eksi 365 serisi çerçevesinde yaptığımız programda yılı değerlendirdik, geleceğe dair umutlarımızı yineledik. Bir kere daha söyleyeyim: 2018, bereketli bir yıldı. 2019 ve sonrası umarım daha bereketli olur. En azından kendi adıma umudumun bu yönde olduğunu söyleyeyim.

Kaynak: Gazete Duvar